Arş. Gör. Dr. Hakan AYDIN'ın Yürütücü Olarak Görev Aldığı Ulusal Destekli Projesine Dair Deneyimi

Üniversitemiz Of Teknoloji Fakültesi/Enstitüsü Yazılım Mühendisliği Bölümü Öğretim Elemanlarından Arş. Gör. Dr. Hakan AYDIN’ın Yürütücü Olarak Görev Aldığı Ulusal Destekli Projesine Dair Deneyimi

Proje Künyesi

Program Adı: TÜBİTAK Projesi, 3501- Ulusal Genç Araştırmacı Kariyer Geliştirme Programı

Proje Adı ve Akronimi: Zaman Paylaşımlı Kanal Atlamalı Sub-Ghz 6tisch Ağlarında Otomatik Güç Kontrol Mekanizmalarının Geliştirilmesi

Proje Bütçesi: 831.500 TL

Başlangıç ve Bitiş Tarihleri: 27.10.2025 – 27.10.2027

Proje Ekibi:

  • Arş. Gör. Dr. Hakan AYDIN (Yürütücü)
  • Arş. Gör. Burak AYDIN (Araştırmacı)
  • Prof. Dr. Sedat GÖRMÜŞ (Danışman)  

Proje Başvuru Süreci

Proje başvuru süreci, akıllı sayaç haberleşme altyapılarında sahada karşılaşılan gerçek bir ihtiyaçtan hareketle şekillenmiştir. Özellikle uzaktan sayaç okuma ve veri toplama uygulamalarında 2.4 GHz bandında çalışan kablosuz sistemlerin, kapsama alanı, engel geçirgenliği, parazit duyarlılığı ve kararlı bağlantı sürdürülebilirliği açısından çeşitli sınırlılıklar barındırdığı gözlemlenmiştir. Bu durum, daha uzun menzil ve daha uygun yayılım karakteristiği sunan 868 MHz bandının akıllı sayaç sistemleri açısından araştırılmasını gerekli kılmıştır. Proje fikri de bu ihtiyaca bağlı olarak, 868 MHz haberleşmenin TSCH tabanlı ağ yapıları ile bütünleştirilmesi ve bu yapının akıllı sayaç uygulamalarına uygun biçimde değerlendirilmesi amacıyla ortaya çıkmıştır.

Başvuru hazırlık sürecinde öncelikle problem alanı netleştirilmiş, literatürdeki teknik boşluklar incelenmiş ve önerilen çalışmanın özgün değeri açık biçimde tanımlanmıştır. Bu kapsamda, yalnızca teorik bir öneri geliştirmek yerine, gerçek saha ihtiyaçlarına cevap verebilecek, uygulanabilir ve yaygın etki potansiyeli taşıyan bir araştırma çerçevesi oluşturulmasına önem verilmiştir. Proje yazımında amaç, yöntem, iş paketleri, zaman planlaması, risk yönetimi ve beklenen çıktılar birbiriyle tutarlı olacak şekilde yapılandırılmıştır.

Bu süreçte, projenin kurumsal ve teknik açıdan daha güçlü temellere oturtulabilmesi için KTÜ Teknoloji Transferi Uygulama ve Araştırma Merkezi (KTÜ TTM) tarafından sağlanan profesyonel destekten de yararlanılmıştır. Özellikle proje fikrinin olgunlaştırılması, başvuru metninin yapılandırılması, çağrı beklentilerine uygun içerik oluşturulması ve proje yönetim perspektifinin güçlendirilmesi açısından bu destek önemli katkı sağlamıştır. Böylece proje, yalnızca akademik bir araştırma önerisi olmanın ötesine geçerek, teknik uygulanabilirliği ve proje yönetim bütünlüğü daha güçlü bir yapıya kavuşturulmuştur.

 

Projenin akademisyenlere, proje ekibine ve hedef kitleye sağladığı imkanlar ve ilerleyen dönemler için yapılan planlamalar

Bu proje, akademisyenler açısından hem belirli bir teknik probleme çözüm geliştirme hem de saha ihtiyaçlarıyla doğrudan ilişkili, uygulama yönü güçlü araştırmalar üretme fırsatı sunmaktadır. Akıllı sayaç haberleşmesi, düşük güçlü kablosuz ağlar, TSCH tabanlı iletişim yapıları ve alt-GHz haberleşme konularında çalışma yürüten araştırmacılar için proje; yeni bilimsel yayınlar, lisansüstü tezler, prototip sistemler ve ileri araştırma başlıkları üretme potansiyeli taşımaktadır. Aynı zamanda proje geliştirme, iş paketi planlama, çıktı yönetimi ve disiplinler arası koordinasyon açısından da önemli bir deneyim alanı oluşturmaktadır.

Proje ekibi açısından bu çalışma, teorik bilgi ile uygulama ihtiyacını birleştiren nitelikli bir araştırma ortamı sağlamaktadır. Ekip üyeleri, yalnızca akademik üretim yapmakla kalmayıp aynı zamanda gerçek dünya problemi tanımlama, teknik çözüm geliştirme, sistem entegrasyonu, test ve değerlendirme gibi aşamalarda da aktif rol alabilmektedir. Bu süreç özellikle genç araştırmacılar ve öğrenciler için önemli bir kazanım alanı oluşturmaktadır. Hedef kitle açısından değerlendirildiğinde ise proje; akıllı sayaç sistemleri, uzaktan veri toplama altyapıları ve düşük güç tüketimli kablosuz haberleşme çözümleri üzerinde çalışan paydaşlara doğrudan katkı sunabilecek niteliktedir. 2.4 GHz bandında yaşanan saha problemlerine karşı 868 MHz ve TSCH tabanlı alternatif bir yaklaşımın ele alınması hem teknik farkındalık oluşturmakta hem de gelecekte geliştirilecek haberleşme altyapıları için yeni bir bakış açısı kazandırmaktadır.

İlerleyen dönemler için, proje kapsamında elde edilecek sonuçların ulusal ve uluslararası yayınlara dönüştürülmesi, yeni lisansüstü çalışmaların başlatılması ve daha kapsamlı araştırma projeleri için temel oluşturması planlanmaktadır. Ayrıca proje sürecinde kurulan akademik ve kurumsal bağlantıların yeni iş birliklerine dönüşmesi beklenmektedir. Bu yönüyle proje, tek seferlik bir çalışma değil; devam projeleri, yeni başvurular ve daha geniş ölçekli araştırma ortaklıkları için başlangıç niteliği taşımaktadır.

Üniversitemiz Akademisyenlerine Öneriler

Bu proje deneyimi göstermiştir ki başarılı bir başvuru süreci için öncelikle somut ve sahadan beslenen bir problemin belirlenmesi gerekmektedir. Yalnızca genel bir araştırma fikrine sahip olmak yeterli olmamakta; bu fikrin neden önemli olduğu, hangi teknik ya da uygulamalı ihtiyaca cevap verdiği ve özgün yönünün ne olduğu açık biçimde ortaya konulmalıdır. Bu nedenle proje fikrinin erken aşamada olgunlaştırılması ve literatür ile saha gereksinimleri birlikte değerlendirilerek temellendirilmesi büyük önem taşımaktadır.

Bir diğer önemli nokta, proje yazım sürecinin mümkün olduğunca profesyonel ve sistematik biçimde yürütülmesidir. Bu süreçte kurum içindeki destek mekanizmalarından yararlanmak önemli avantaj sağlamaktadır. Nitekim KTÜ TTM tarafından sağlanan profesyonel destek, başvuru metninin daha güçlü, daha düzenli ve çağrı beklentilerine daha uygun hale gelmesine katkı sunmuştur. Bu nedenle akademisyenlerin yalnızca teknik içerik üretmeye odaklanmaları değil, aynı zamanda proje geliştirme ve yönetim desteği sunan kurumsal birimlerle de iş birliği kurmaları önerilir. Ayrıca proje ortaklıklarının doğru kurulması, görev dağılımının net yapılması ve araştırma ekibinin farklı uzmanlık alanlarını kapsayacak biçimde oluşturulması başvuru kalitesini artırmaktadır. Güçlü bir proje, yalnızca iyi yazılmış bir metne değil, aynı zamanda uygulanabilir bir ekip yapısına ve sürdürülebilir iş birliği zeminine dayanmalıdır. Bu nedenle akademisyenlerin proje süreçlerini kısa vadeli bir başvuru faaliyeti olarak değil, uzun vadeli akademik network geliştirme fırsatı olarak görmeleri faydalı olacaktır.

Son olarak, ilk başvurudan bağımsız olarak proje hazırlama sürecinin kendisi de önemli bir kazanımdır. Bu süreç, araştırmacıya problem tanımlama, stratejik düşünme, çıktı planlama, risk öngörme ve iş birliği geliştirme becerileri kazandırmaktadır. Bu nedenle tüm araştırmacılara, proje yazım sürecine cesaretle dahil olmaları, geri bildirimleri dikkatle değerlendirmeleri ve her başvuruyu bir sonraki çalışma için deneyim alanı olarak görmeleri önerilebilirim.

13 Mayıs 2026