Trabzon Tarihi
Trabzon (Eski Yunanca: Τραπεζοῦς Trapezus, Pontus Rumcası: Τραπεζούντα Trapezunda, Gürcüce: ტრაპიზონი T'rap'izoni, Lazca : T'rapuzani ya da T'amtra[2]), Türkiye'nin bir ili ve en kalabalık yirmi dokuzuncu ÅŸehri. 2015 itibarıyla 768.417 nüfusa sahiptir. Karadeniz Bölgesi'nin DoÄŸu Karadeniz Bölümü'nde yer alan ilin Karadeniz'e kıyısı bulunur. Karadeniz sahili ile Zigana DaÄŸları arasında yer almakta olup yüz ölçümü açısından az bir alan kaplar. Batısında Giresun'a baÄŸlı Eynesil ilçesi, güneyinde GümüÅŸhane'ye baÄŸlı Torul ilçesi ve Bayburt, doÄŸusunda da Rize'ye baÄŸlı İkizdere ve Kalkandere ilçeleri bulunur.
2016 yılı nüfus sayımlarına göre Trabzonun nüfusu 779.379 kiÅŸidir.
Trabzon, günümüzde Karadeniz Bölgesi'nin Samsun 'dan sonra ikinci büyük kentidir. Trabzon, 12 Kasım 2012 tarihinde kabul edilen büyükÅŸehir yasa tasarısı ile büyükÅŸehir belediyesi olmuÅŸ ve merkez ilçe kaldırılarak Ortahisar ilçesi kurulmuÅŸtur. Trabzon iki il ile birliktede "ÅŸehzadeler ÅŸehri" olarak anılır.
Evliya Çelebi Trabzon için ÅŸöyle demiÅŸ: - Bu ÅŸehre küçük İstanbul denilse yeridir. İrem baÄŸları gibi süslü bir ÅŸehirdir burası.
Etimoloji
Yunan mitolojisinde Lycaon’un oÄŸlu Trapezeus'un Arkadya'daki adaşına ismini verdiÄŸi bilindiÄŸinden, Karadenizdeki Trabzon'un da bu mitolojik kahramandan adını aldığı ve kent adının Yunan toponomi geleneÄŸinden kaynaklandığı düÅŸünülmektedir.[5].
Evliya Çelebi'nin 2500 yıllık bir Yunan kentinin adını 17. yüzyılda Türkçe halk etimolojisine dayandırarak verdiÄŸi TuÄŸra-bozan adı da kimi çevrelerce ciddiye alınmıştır.[6]
Hamilton, ÅŸehrin güney doÄŸusunda dik yamaçlarla yükselen, fakat üstü düz olan Boztepe’nin görünüÅŸüne baÄŸlamış, antik Trabzon sikkelerindeki "masa" çiziminden de aldığı destekle, kente görümünden dolayı Yunanca Trapezus "masa" adının verildiÄŸini iddia etmiÅŸtir [7]
Özhan Öztürk, Lazların ataları olan Kolhis ve Kafkasya'dan getirilen kölelerin Yunanistan anakarasına taşındığı liman kenti olan Trabzon'un adının Trapezus'un eski Yunanca metinlerde geçen mecaz kullanımı "köle satılan düz platform” (Aristo. Fr. 874)ile iliÅŸkili olabileceÄŸini iddia ederken [8] kentin Bijışkyan tarafından anılan diÄŸer adı Ozinis'in [9]. Lazca "Düzlük" anlamına geldiÄŸini kaydetmiÅŸtir.[10]
Tarihçe
1838'den kalma harita, Milat'tan hemen önceki dönemi gösterir. Haritada Trabzon'un doÄŸusundan Abhazya'ya deÄŸin Proto-Laz oymakları: Colchis ya da Lazica, Makronlar, Sanni'ler, Moshiler vardır.
Bölgede çeÅŸitli dönemlerde yapılan arkeolojik kazı ve yüzey taramalarında Yontma TaÅŸ (Alt Paleolitik dönem) Çağı’na ait Achelleen ve Mousterien tipi (el baltaları, kazıyıcılar, yonga aletler), Mezolitik Orta ÇaÄŸ'a ait maÄŸaralar Kalkolitik ÇaÄŸ’a ait yerleÅŸim izlerine rastlanmıştır. Bronz Çağı’nda Karadeniz kıyısında KaÅŸkalar adlı domuz besleyen ve kendir eken savaÅŸçı bir halkın varlığı Hitit kaynaklarında bildirilmektedir.[11]
Antik ÇaÄŸ
Eusebius'a göre ÅŸehrin kuruluÅŸ tarihini MÖ 756 olmakla birlikte bu iddia Trabzon'u İstanbul, Roma hatta, genel kanıya göre Trabzon ve diÄŸer DoÄŸu Karadeniz kolonizasyonunu gerçekleÅŸtiren Sinop'tan daha eski bir kent yapmaktadır. Bu durum gerçekse Sinoplular varolan bir kenti MÖ 630 tarihinden sonra yeniden kolonize etmiÅŸ olmalıdırlar.
Anabasis'te geçen "Pontos Euksenios kıyısındaki bu ÅŸehir Sinope’nin Lazların ataları olan Kolhis ülkesindeki kolonisidir" ifadesi daha sonra Arrian ve Peripleus tarafından da onaylanmıştır.[12]
Trabzon ÅŸehrinden ilk defa M.Ö. 400 yılında ÅŸehri gören Atinalı Xenophon tarafından bahsedilmiÅŸtir[13]. Merkezinde Yunanların çevre köylerinde bugünkü Lazların(Tzanlar) ataları olan Kolhislilerin ve yaÅŸadığı Trabzon, Antik çaÄŸ ve sonrasında Zigana geçidi üzerinden Ermenistan ve Euphrates civarında üretilen ticari malların takas edildiÄŸi ticaret merkezi ve dış ülkelere satıldığı bir ihraç limanı özelliÄŸindeydi. Pontus İmparatoru Mithridates'in Roma İmparatorluÄŸu ile giriÅŸtiÄŸi bir dizi savaşı kaybetmesinin ardından Anadolu topraklarının yanı sıra Trabzon'da Roma hakimiyetine girmiÅŸtir.
Trabzon İmparatorluğu, 1265. William R. Shepherd, Historical Atlas, 1911
Roma ve Bizans
Pompeius'a karşı mücadelesinde Mithridates'e destek vermeyen Trabzon, Roma döneminde ödüllendirilerek serbest ÅŸehir statüsü kazandırılmıştır.[14] Bizzat kente gelen Arrian, Trapezus’un Roma döneminde Güney Karadeniz'deki en önemli liman kenti olduÄŸunu belirtmiÅŸtir. Roma İmparatoru Hadrian döneminde restore edilen kent, Trajan döneminde Pontus Kapadokyası eyaletinin baÅŸkenti olmuÅŸ ve kente yeni bir liman inÅŸa edilmiÅŸtir.[15] Gallienus döneminde bir Germen kabilesi olan Gotlar tarafından yaÄŸmalanmış [16], Justinian döneminde tekrar onarılsa da ÅŸehir eski görkemli günlerine dönememiÅŸtir. Bizans' ın 6. yüzyılda Sasanilerle yapılan savaÅŸlar, 7. yüzyılda da Arap akınları nedeniyle ÅŸehir yeniden önem kazandı. Daha sonra yeni kurulan Haldiya bölgesinin ana kenti oldu.[13] İstanbul’un Latinler tarafından iÅŸgali sırasında Komnenos ailesi tarafından 1024 yılında kurulan Trabzon İmparatorluÄŸu'nun baÅŸkenti oldu[17].
Trabzon İmparatorluğu
Komnenos (Kuman) Hanedanından VII. Michael Latin iÅŸgali nedeniyle Trabzon'a gelerek teyzesi Gürcü Kraliçesi Tamar'nın da desteÄŸiyle kendini Roma İmparatoru ilan etmiÅŸse de Batı özellikle Vatikan Trabzon İmparatorunu küçümseyerek "Laz hükümdarı" olarak tanımlamıştır [18]. Trabzon imparatorları baÅŸlangıçta diÄŸer Bizans (DoÄŸu Roma) imparatorları gibi çift baÅŸlı (aetos) figürünü sembol olarak kullanmışlarsa da Latin iÅŸgalinin sona ermesi ve Konstantinapolis'de yeniden yasal yönetimin iktidarı ele geçirmesiyle, bir çatışmaya sebebiyet vermemek için bugün Trabzon Ayasofya müzesinin giriÅŸ kapısının üzerinde rölyefi bulunan tek baÅŸlı kartal sembolü tercih etmiÅŸlerdir. Cenevizliler ile Venedikliler, MoÄŸollar ile Osmanlılar hatta çeÅŸitli Türkmen (Akkoyunlu kabile federasyonuna mensup) klanları ile denge politikası sürdürerek, varlığını sürdürebilen bu zengin liman kenti, İstanbul'un fethinden sekiz yıl sonra (1461) Fatih Sultan Mehmet tarafından Karadeniz'deki çeÅŸitli beylikler, İtalyan kolonileri ve Kırım'la birlikte ele geçirilerek İpek yolunun stratejik anahtarının Osmanlı hakimiyetine girmesi saÄŸlanmıştır.
1861 yılında Trabzon Vilayeti'nin sancakları: Trabzon, Lazistan, Canik, GümüÅŸhane
Osmanlı İmparatorluğu
I. Bayezid’in 1398'de Samsun yöresini almasından sonra Trabzon Krallığı, Osmanlı Devleti'ne yıllık vergi ödemek zorunda bırakılmıştır. David Komnenos iktidarı döneminde (1458-1461) vergi ödemeyi durdurarak, önceden ödediklerini de Akkoyunlu Devleti Sultanı Uzun Hasan aracılığıyla geri istemiÅŸ, ayrıca Osmanlılara karşı Avrupa’daki büyük devletlere ittifak önerisinde bulunmuÅŸtur. Bunun üzerine Fatih Sultan Mehmet 23 Mart 1461'de Edirne'den sefere çıkmış ve bir süre denizden kuÅŸatılan ÅŸehir, Trabzon kralı David Komnenos'un Mahmut PaÅŸa'nın yakını olan baÅŸmabeyincisi Yorgi Amiruki'nin aracılığıyla direnmeden teslim olmuÅŸtur.
Osmanlı idaresine geçen Trabzon sancak haline getirilmiÅŸtir. Bir süre müstakil olarak idare edilen sancak daha sonra Rûm Eyaleti'ne baÄŸlandı. Sancak merkezinin Trabzon olması nedeniyle sancakta ÅŸehrin adıyla anıldı. Osmanlı yönetimine geçmesiyle ÅŸehirde yaÅŸayanların bir kısmı İstanbul, Edirne ve diÄŸer ÅŸehirlere gönderilirken[19], Trabzon'a da Çepniler ve diÄŸer Türkmen toplulukları yerleÅŸtirilmiÅŸtir[20].
1470 yılında sancak beyliÄŸi küçük yaÅŸta Åžehzade Abdullah’a verilmiÅŸ; Abdullah, annesi Åžirin Hatunla birlikte 1479 yılına kadar Trabzon’da yaÅŸamıştır. Yavuz Sultan Selim de ÅŸehzadeliÄŸi sırasında (1491-1512) Trabzon’da Sancak Beyi olarak bulunmuÅŸ, sonradan Kanuni unvanı alacak olan oÄŸlu Sultan Süleyman burada doÄŸmuÅŸtur.
Trabzon sancağı 1582 yılında merkezi Batum olan Lazistan Sancağı ile birleÅŸtirilerek eyalete dönüÅŸtürülmüÅŸ ve Trabzon'da bu yeni idari birimin merkezi olmuÅŸtur[21].
Trabzon, Osmanlı döneminde de gerek DoÄŸu Anadolu ve İran'ın gerekse Baharat yolu'nun Batı'ya açıldığı liman kenti olarak stratejik önemini sürdürmüÅŸ dahası İran ve Kafkasya seferlerinde askeri üs noktası olarak kullanılmıştır.1486 tahrir kayıtlarında ÅŸehirde yaÅŸayan Müslüman halkın; çeÅŸitli Anadolu ÅŸehrinden sürgün edilerek ÅŸehre yerleÅŸtirilen 201 hâne ile kendi istekleriyle ÅŸehre yerleÅŸen elli altı hâneden oluÅŸtuÄŸu belirtilmiÅŸtir. Aynı tahrir kayıtlarına göre ÅŸehirde yaÅŸayan halkın; %65,16’sı Rumlar, %19,22’si Müslüman, %12,49’u Ermeniler, %3,13’ü ise Ceneviz ve Venedikliler'in oluÅŸturduÄŸu Latinler'den oluÅŸmaktaydı. Bunun yanı sıra ÅŸehirde 400 yeniçeri, 203 kale muhafızı ile idareciler ve maiyetindeki insanlarda bulunmaktaydı.
1523 tahririnde ÅŸehirdeki Müslüman nüfusun azaldığı görülürken, tahminen 7000 kiÅŸinin yaÅŸadığı ÅŸehrin yaklaşık %14,3'ü Müslümanlardan oluÅŸmaktaydı. 1553 kayıtlarında ÅŸehrin nüfusu azalırken (6100), Müslüman nüfus sayısındaki yüksek artış sonucu nüfusun %47'sini Müslümanlar oluÅŸturmaktaydı. 1583 tahririnde 10.500 kiÅŸinin yaÅŸadığı tahmin edilen ÅŸehrin yaklaşık; %53,6'sı Müslüman, %32,5 Rum, %5,8 Ermeni ve geri kalanı da Katolik tebaadan oluÅŸmaktaydı.
Celali ayaklanmaları, Kazancık cemaati gibi soyguncu aÅŸiretler, yolsuzluk yapan sancakbeyleri, bölgeyi arpalık olarak kullanan beylerbeyleri (Ahmet PaÅŸa, 1603 gibi), 1624, 1625, 1631 yıllarındaki Kazak yaÄŸmaları ve 18. ve 19. yüzyılda Rize'li TuzcuoÄŸulları, MemiÅŸ AÄŸa gibi ayanlıktan gelme yerel derebeylerin ayaklanmaları bu dönemin önemli olaylarıdır. DiÄŸer yerel ayanlarında desteÄŸini alan TuzcuoÄŸulları 18 AÄŸustos 1816'da ÅŸehri ele geçirmiÅŸ, ÅŸehir yaÄŸmalamaya ve tahribata maruz kalmıştır.
1859-1864 yılları arasında Kuzey Kafkasya'da süregelen Kafkas-Rus savaşı, Çerkes ve Abaza halklarının yenilgisi ile sonuçlanmış ve ÅŸehre çok sayıda göçmenin yığılmasına yol açmıştır. Dönemin raporlarına göre, sadece Kasım 1863-Temmuz 1864 arasında Trabzon limanına 180.000 göçmen gelmiÅŸtir[22]. DoÄŸal olarak büyük bir afete dönüÅŸen göç, salgın hastalıklar, açlık ve toplum içinde kaynaÅŸmalara yol açmıştır. Çok kısa bir zaman içinde Trabzon ve Akçakale limanları ve çevresinde ki yerleÅŸim yerleri adeta rezervasyonlara dönüÅŸmüÅŸtür. Bu dönem sırasında salgın hastalıklardan korkarak kaçan yerel halk yaylalara geçmiÅŸ ve ÅŸehirde yeni göçmenlerle, devlet görevlilerinden baÅŸka sadece kaçamayacak durumda olanlar kalmıştır.
1867 yılında Trabzon’da büyük bir yangın çıkmış, birçok kamu binası da bu sırada yanmış ve kent daha sonra yeniden düzenlenmiÅŸtir. 1868 yılında vilayet olmuÅŸ, merkez sancağı dışında Lazistan, GümüÅŸhane, Canik Sancakları da buraya baÄŸlanmıştır.
Birinci Dünya Savaşı sırasında, Ruslar Trabzon’a saldırır (14 Nisan 1916).
Türk nüfusun boÅŸalttığı ÅŸehre 18 Nisan’da Rus ordusu girmiÅŸ ve Trabzon 24 Åžubat 1918’e kadar Rus hakimiyetinde kalmıştır.
1917′de Rusya’da “BolÅŸevik Devrimi” sonrasında Çarlık Yönetiminin yıkılmasını takip eden süreç sonrasında Rus ordusu Trabzon'dan çekilmiÅŸtir. Öte yandan, batıdan doÄŸuya doÄŸru kayan ve KaradaÄŸ’da toplanan Türk milis güçleri, Akçaabat’a inerek Yüzbaşı Kahraman Bey’in komutasında üç koldan Trabzon’a doÄŸru yürürler ve 24 Åžubat 1918 tarihinde Trabzon’a girer. Bu olayların yaÅŸanmasından sonra Trabzon'da nüfusun az bir kısmını oluÅŸturan Rum ve Ermeniler ÅŸehirden çıkarılmıştır.
I. Dünya savaşı sırasında 17 gemilik Rus donanması tarafından topa tutulan, 1916-1918 yılları Rus iÅŸgaline uÄŸrayan kentin Hristiyan Rum nüfusu, savaşın bitiminden sonra mübadele ile Yunanistan'a gönderilmiÅŸtir. Canlı bir ticaret kenti olan Trabzon'da köklü Rum ve Müslüman ailelerden oluÅŸan eÅŸrafı aktif olarak siyasetle uÄŸraÅŸmaktaydı. Barutçuzade Faik Ahmet Bey'in sahibi olduÄŸu İstikbal gazetesi yerel sermaye ve aydınların düÅŸüncelerini kamuoyuna duyurdukları en önemli haber kaynağıydı. Mondros Mütarekesi'nin ardından bölgede bir Pontus Devleti'nin kurulması hatta daha çok destek bulan bir proje olarak yeni kurulacak Ermenistan'a liman kenti olarak verilmesi gündeme geldiÄŸinde Trabzonlular 12 Åžubat 1919 tarihinde Trabzon Muhafaza-i Hukuk-ı Milliye Cemiyeti'ni kurarak Osmanlı Devleti'ne baÄŸlılığın korunması için mücadele etmeye karar vermiÅŸlerdi. Erzurum Kongresi'ne kalabalık bir heyetle katılan Trabzon heyeti ile kongreyi düzenleyenler arasında baÅŸkanlık seçimi ve kongrenin niteliÄŸi konusunda bazı pürüzler çıkmıştır. GörüÅŸ ayrılıkları derinleÅŸince Heyet-i Temsiliye'nin Trabzonlu üyeleri Sivas Kongresi'ne katılmamışlardı. Saltanat yanlısı Trabzon valisi Galip Bey'in tutuklanması ve Türkiye Komunist Fırkası baÅŸkanı Mustafa Suphi ve 18 arkadaşının Trabzonlu kayıkçıların reisi Kahya Yahya tarafından 28-29 Ocak 1921 katli Cumhuriyet öncesi dönemin son olaylarındandır.
1831 Osmanlı nüfus sayımına göre Trabzon merkez kazada 6.300, Vakfıkebir 19.512 , Polathane’de 8.432, Yümerek’de (Yomra) 6.775, Tonya’da 1.910, Sürmene’de 12.985, Of’ta 18.940 erkek yaÅŸamakta olup buna Trabzon sancağındaki 11.473 reaya eklenince toplam 86.327 erkek yaÅŸamaktaydı.[23] 1903 Trabzon Vilayet Salnamesi’ne göre Trabzon vilayetinde 972.981’i İslam, 185.784’ü Rum Ortodoks, 50.233’ü Ermeni Gregoryen, 1.506’sı Katolik, 1.140’ı Protestan olmak üzere 1.211.644 kiÅŸinin yaÅŸadığı görülmektedir.[24]
Türkiye Cumhuriyeti
Osmanlı İmparatorluÄŸu'nun yıkılmasından sonra Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaÅŸları yeni Türk devleti olan Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuÅŸlar ve Trabzon'da yeni ülkenin yeni idari yapısında "altmış bir (61)" nolu il olarak yerini almıştır.
İlin Cumhuriyet dönemindeki sınırları kültürel ve tarihsel bir düÅŸünceyle deÄŸil tamamen idari yapı ve merkezlere uzaklıklar baz alınarak çizilmiÅŸtir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin 81 ilinden biri olan Trabzon, DoÄŸu Karadeniz bölgesinde yer almakta ve 4.685 km²'lik yüzölçümüyle ülke topraklarının %0,6'sını oluÅŸturmaktadır.
Cumhuriyetin ilanından sonra Trabzon'da çeÅŸitli fabrikalar kurulmuÅŸtur.
Atatürk, Cumhuriyet döneminde Trabzon’a üç kez gelir; 1924, 1930 ve 1937 yıllarında, ilk geldikleri 15 Eylül 1924 günü, Trabzonlularca “Atatürk Günü” olarak kabul edilir ve bu kendisine bir telle bildirilir.
Kent, 1923 yılında yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin 61. il merkezi olarak yerini almış, 1926 yılında ilk Halk Kütüphanesi ve Ziraat Bankası, 1929'da Visera Hidroelektirik santrali, 1938'de Trabzon içme suyu tesisleri, 1942'de Trabzon Lisesi, 1947'de Trabzon Numune Hastanesi, 1949'da GöÄŸüs Hastalıkları Hastanesi, 1954'de Trabzon limanı, 1957'de Trabzon havaalanı, 1958'de SSK Hastanesi, 1964'de Ayasofya müzesi, 1967'de çimento fabrikası açılmÅŸ, 1976 yılında Trabzonspor futbol takımı Türkiye 1. Ligi ÅŸampiyonluÄŸunu kazanarak bu ünvanı İstanbul'dan Anadolu'ya taşımayı baÅŸaran ilk futbol takımı olmuÅŸtur.
1949 yılında 5442 sayılı İl İdaresi Kanunu uygulamasıyla Anadolu'da bulunan 78 bin civarında ki yerleÅŸim adından 28 bin kadarının adı Türkçe olmadığı gerekçesiyle deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ olup büyük bölümü Romeika olan Trabzon köy adları da deÄŸiÅŸtirilerek yerlerine Türkçe isimler konulmuÅŸtur.
2012 yılında çıkarılan 6360 sayılı kanun ile Trabzon'da sınırları il mülki sınırları olan büyükÅŸehir belediyesi kuruldu ve 2014 Türkiye yerel seçimlerinin ardından büyükÅŸehir belediyesi çalışmalarına baÅŸladı.[25]
Halk
Trabzon halkı, adet, yaÅŸam tarzı, gelenek ve görenek bakımından kendine ve yöreye özgü özellikler taşımaktadır. Trabzon'da çeÅŸitli Türk boyları yaÅŸamaktadır. Çepniler Åžalpazarı, BeÅŸikdüzü, Düzköy, Vakfıkebir, Akçaabat, Çarşıbaşı, Of ve Sürmene ile Araklı ilçelerinde yaÅŸamakta olup bazı yöreler en eski Türkmen geleneklerini hala sürdürmektedirler. Trabzon genelinde Çepni, Çebi, Hamzaçebi, Akifçebi, Çep, ÇapoÄŸlu, Çebili, ÇepnioÄŸlu, Çetmi gibi soyadları oldukça yaygındır. Bu da bölgedeki Çepni Türklerinin varlığını göstermektedir. Osmanlı döneminde Trabzon'un da içinde bulunduÄŸu Ordu-Giresun-Trabzon-GümüÅŸhane bölgesine "Vilayet-i Çepni" de denmekteydi. Ayrıca Evliya Çelebi, eserinde Trabzon bölgesi için "20.000 Çepni Türkmen çadırının bulunduÄŸu yer." olarak bahsetmektedir. Fatih zamanında OÄŸuzlar'ın AvÅŸar boyundan olan KaramanoÄŸullarından gelen Türkmenler ile Halep-Irak bölgesinden gelen Türkmenler de Trabzon'a yerleÅŸtirilmiÅŸlerdir. Ayrıca bölgeye(Özellikle Trabzon,Rize ve Artvin) çok sayıda sarışın-kumral renkli gözlü bir yapıya sahip olan 100.000'den fazla Kuman-Kıpçak Türkleri de yerleÅŸmiÅŸtir. Hristiyan olan bu Türkler; bölgeye Osmanlı İmparatorluÄŸu'nun hakim olmasıyla Müslümanlığa geçtiler. Trabzon, Osmanlı'nın dağılmasından sonra Kırım Türkleri tarafından da yerleÅŸim yeri olarak seçilmiÅŸtir. Bölgedeki Rum nüfus 1923 yılında Yunanistan ve Türkiye arasında yapılan "Nüfus Mübadelesi" ile gönderilmiÅŸtir. Ancak bir kısmı Müslüman olmuÅŸ fakat zaman içerisinde TürkleÅŸmiÅŸtir. Ufak bir kısmı ise Pontus Rumcası konuÅŸmaktadır.
Åžalpazarı, AÄŸasar vadisindeki Çepniler yöreye 13.-14. yüzyıllar arasında yerleÅŸtiler. Dede Korkut masallarında bahsi geçen folklorik birikime ve Trabzon'un diÄŸer yörelerinden kolayca ayrılabilen Türkmen diyalektine rastlanır.
Dil
Trabzon halkı, bugün Azerbaycan'ın Åžeki bölgesiyle büyük benzerlikler gösteren bir Türkçe kullanmaktadır. Trabzon'un batısındaki konuÅŸmalarda genellikle Çepni aÄŸzı yaygınken doÄŸuya doÄŸru gidildikçe konuÅŸulan Türkçenin daha sert bir hal aldığını ve Kıpçak-Kuman aÄŸzına döndüÄŸünü görürüz. Örnek vermek gerekirse Trabzon'da sıkça kullanılan "haçan (ne zaman, mademki), uÅŸak (çocuk, evlat), afkurmak (boÅŸ konuÅŸmak, çemkirmek), ula (oÄŸlan/ulan), gız (kız), kitmek (gitmek) gibi sözcüklerin öz Türkçeden gelen sözcükler olduÄŸu ve diÄŸer Türk devletlerindeki Kıpçak Türkçesiyle eÅŸleÅŸtiÄŸi görülmektedir. Trabzon'da ayrıca sayısı tam bilinmemekle beraber 5.000 civarında olduÄŸu tahmin edilen konuÅŸucu tarafından da Romeika (Antik Roma Dili/Rumca) konuÅŸulmaktadır. Bu dil Çaykara, Dernekpazarı, Tonya, Maçka ilçelerinde toplamda yaklaşık 45 köy insanı tarafından bilinmektedir.[kaynak belirtilmeli]
Giyim
Trabzon bölgesinde giyim, batı ve doÄŸu bölgesi olarak ikiye ayrılabilir. Batı bölgesi genelde daha çok Türkmen özelliÄŸi gösterirken doÄŸu bölgesi daha çok Kuman-Kıpçak ve Transkafkas giyim özelliÄŸi gösterir. Kadınlarda fistanlar daha çok büyük çiçeklerle süslü, renkli ve bolca iÅŸlemelidir. Erkekler ise bölgenin yerel giysisi olan zıpka, kukula, körüklü üçlüsünü kullanmaktadır.
Erkek
BaÅŸta iki ucu üzerinden sarık gibi dolanarak uzun kulaklı bir düÄŸümle baÄŸlanan ve kukula adı verilen siyah baÅŸlık vardır. Üstte beyaz mintan ve üzerine siyah aba yelek vardır. Altta bacak arası körüklü bacak kısmı dar zipka adı verilen siyah ÅŸalvar vardır.
Kadın (köylü)
İçte kamis adı verilen yakasız Trabzon bezinden gömlek, baÅŸta keÅŸan peÅŸtemal, alltta etek veya üçetek elbise (zibun) ve rengi yöreden yöreye deÄŸiÅŸen peÅŸtemal vardır.Üstte fermene veya kadife adı verilen yelek vardır.
Kadın (şehirli, kasabalı)
BaÅŸta tepelik, Tapla, Koursi, hotoz adı verilen gümüÅŸ ya da altın sırmalı yuvarlak tepelik. İçte kamis, üzerine zibun (üçetek) belde peÅŸtemal, lahor veya trablus. Köylü ya da ÅŸehirli olsun Trabzon kadını (Rize ve Artvin sahilinde yaÅŸayan Lazlar gibi) kesinlikle ÅŸalvar giymemektedir. Tek istisna Åžalpazarı bölgesinde olup Çepni kadınları ÅŸalvar giymekte ve ucu püsküllü kırmızı ya da pembe belbağı takmaktadır.
Müzik ve halk oyunları
Trabzon bölgesinin geleneksel çalgıları ÅŸimÅŸir kaval, kemençe, davul-zurna ve yörede zimpona, dankiyo adlarıyla da bilinen tulumdur. Sayısız çeÅŸidi olup kadın ve erkekler tarafından toplu oynanılan geleneksel dansların adı ise horondur. Kolbastı oyunu 1930 yılında Trabzon'un Faroz mahallesinde baÅŸlamıştır. Farozlu balıkçıların kendi aralarında oynadığı bir oyundur.
Kültürel yaÅŸam
Ana madde: Trabzon'daki kütüphaneler
Trabzon ilinde tiyatro etkinlikleri Trabzon Belediye Tiyatrosu ve Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından yürütülmektedir.Halk eÄŸitim merkezlerinde amatörce tiyatro, müzik ve halk oyunları çalışmaları yapılmaktadır. Müzik alanında çalışmalar yapan Devlet Klasik Türk MüziÄŸi TopluluÄŸu'nun yanı sıra karikatür ve resim çalışmaları Belediye Sergi Salonu'nda sergilenmektedir. Åžehirde Royal, Lara, AvÅŸar ve Cinemaximum sinemaları bulunmaktadır.
Mutfak
Trabzon Hurması
Samsun Batum arasında yer alan bölge mutfağının ayırıcı temel besinleri karalahana, mısır ve hamsi ve çay olup bu üçlünün çorbasından ekmeÄŸine dek sayısız kombinasyonu bulunmaktadır. Bölgeye özgü yemeklerden en karakteristik olanları ÅŸunlardır:
Mısır unundan: Kuymak (Rize'de muhlama,Vakfıkebir ve Åžalpazarında yaÄŸlaÅŸ), haçapur, hamsili ekmek, lamesli ekmek
Karalahanadan: Çorba, sarma
Tatlı olarak: Kabak tatlısı, kabak pilavı (bölgede pilav ve makarna ÅŸekerli olarak tüketilir- tatlıların yanında içecek olarak ayran içilir.)
Hamsiden: BuÄŸulama, hoholli hamsi, hamsili ekmek, kaygana
Fasülyeden (lobya): TurÅŸu kavurma
Mısırdan: Korkot (mısır çorbası)
Tarihî-turistik yerler
Ayasofya Müzesi
Sümela Manastırı
Sümela Manastırı
Roma İmparatorluÄŸu ve Osmanlı döneminde eyalet merkezi olmuÅŸ, OrtaçaÄŸ'da bir Rum imparatorluÄŸuna baÅŸkentlik yapmış kent doÄŸal güzelliklerinin yanı sıra pek çok tarihi yapıyı barındırmaktadır. Bunların en önemlileri:
Manastırlar: Sümela Manastırı, Ayasofya müzesi, Kaymaklı Manastırı (Amenapırgiç Ermeni Kilisesi), Kızlar (Panagia Theoskepastos) Manastırı, Gregorios Peristera (Hızır İlyas)Manastırı, Kızlar (Panagia Kerameste) Manastırı, Vazelon Manastırı,
Hagaios Savas (Maşatlık) Kaya Kiliseleri,
Kiliseler ve Camiler: Hagia Anna (Küçük Ayvasil), Sotha (St. John)K, Hagios Theodoros, Hagios Konstantinos, Hagios Khristophoras, Hagios Kiryaki, Santa Maria, Hagios Mikhail, Panagia Tzita, Fatih (Panagia Khrysokephalos), Yeni Cuma (Hagios Eugenios), Nakip (Hagios Andreas Kilisesi), Hüsnü KöktuÄŸ (Hagios Eleutherios), İskender PaÅŸa Camii, Semerciler, Çarşı Camii, Gülbahar Hatun Camii, Trabzon valiliÄŸi ve Valievi.
Ortahisar
Konaklar: [Atatürk KöÅŸkü], MemiÅŸ AÄŸa Konağı (Sürmene), ÇakıroÄŸlu İsmail AÄŸa Konağı (Of), ÇakıroÄŸlu Hasan AÄŸa Konağı, KaramollaoÄŸlu Topal Mustafa Evi (Araklı)
Araklı ilçesine baÄŸlı Konakönü mahallesinde de birçok tarihi yapı bulunmaktadır. Bu yapılar Rus iÅŸgaline tanıklık etmekle birlikte çok eski zamanlarında izlerini taşımaktadır.
Hamamlar: Sekiz Direkli Hamam, Fatih Hamamı, İskender PaÅŸa Hamamı, Çifte Hamam, Hacı Arif Hamamı, Alaca Hamam, Tophane Hamamı[44]
Osmanlı Dönemi DiÄŸer Eserleri: SoÄŸuk ÇeÅŸme, Bedesten, Sufi Ali Bey kitabesi, Sur Kitabesi, Kabak Meydan Åžadırvanı, Ortahisar Muvakkithanesi, Çarşı Camii Muvakkithanesi, Askeri Hastahane, Seyyidi Hacı Mehmed ÇeÅŸmesi, İskender PaÅŸa ÇeÅŸmesi, Kethüdazade Hacı Emin AÄŸa ÇeÅŸmesi, Manastır ÇeÅŸmesi, Abdullah PaÅŸa ÇeÅŸmesi, Hafız Muhammed ÇeÅŸmesi, Abdulhamid liman ÇeÅŸmesi[44]
16 Åžubat 2017