27.01.2026 ML=3.7 Ortahisar/Trabzon Depremi Hakkında

27.01.2026 tarihinde Karadeniz’de Trabzon kıyılarına yaklaşık 20 km uzaklıkta ve yerin yaklaşık 10 km derinliğinde saat 23:25:50 de meydana gelen magnitüdü yani lokal büyüklüğü (ML) 3.7, moment büyüklüğü (Mw) 3.6 olan hafif şiddette (MSK şiddet cetveline göre) sığ derinlikte bir deprem KTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü deprem kayıt istasyonunda da kaydedilmiş ve şehrimizde özellikle sahil kesimlerinde daha şiddetli olmak üzere yaklaşık 100 km çaplı bir bölgede hissedilmiştir. Karadeniz bölgesinde son dönemde artan bu deprem aktivitesi ve belirgin hissedilme derecesi bölgede yaşayan halk tarafından endişeyle karşılanmıştır.
Karadeniz ve çevresi, düşük depremselliğe sahip bir bölge olarak tanımlanmaktadır. Bölge depremleri sığ odaklı olup kabuksaldır. Sıkışma tektoniğinin belirgin olduğu kuzeydoğu kıyılarında bindirme mekanizmasına sahip depremler oluşmaktadır. Karadeniz bölgesi çok kompleks tektonik birimleri içinde barındırır. Özellikle Kafkaslar önemli sıkışma bölgesidir ve bölgede büyük ölçekte transform faylar, sıkışma tektoniği ve buna bağlı bindirme türü faylar etkili olmaktadır.
Karadeniz kıyı kesimlerini ve dolayısıyla şehrimizi etkileyen doğudan batıya doğru uzanan Kuzey Anadolu Fay Zonu (KAFZ) ve kuzeyden de sahile paralel uzanan Karadeniz fayı sıralanabilir. Güneyde bulunan KAFZ çok aktif, Karadeniz fayı ise yavaş hareket eden bir faydır. Magnitüdü 7.0’nin üzerinde deprem üretme potansiyeli olan KAFZ ilimize en yakın mesafesi 100-150 km dir. Bu fay üzerinde bu büyüklükteki depremler meydana geldiğinde Trabzon ve çevresi, özellikle sahil kesimi gibi zayıf (gevşek) zemin özelliğindeki yerler de bu depremleri oldukça şiddetli bir şekilde hissedecektir. Zira, KAFZ üzerinde meydana gelen Türkiye’de yaşanan en büyük depremlerden olan 1939 Erzincan Depremi (magnitüdü 7.9) Trabzon’da da hissedilmiş, yıkıma ve ölümlere (AFAD verilerine göre 12 kişi ölmüş, 318 bina yıkılmış) yol açmıştır.
Karadeniz Bölgesinde Meydana Gelen Aletsel Dönem (M ≥ 5.0) Deprem Aktivitesi bakıldığında; 3 Eylül 1968 tarihli Bartın Depremi Ms=6.5 büyüklüğünde ve 23 Aralık 2012 tarihinde Karadeniz (Gürcistan) açıklarında meydana gelen Mw=5.8 büyüklüğündeki depremler bölgenin pasif olmadığını ve çok sık olmasa da deprem ürettiğini göstermektedir. Zira son yaşanan bu küçük depremler de aktivitenin süreceğini göstermektedir.
Türkiye'nin Yeni Deprem Tehlike haritasının oluşturulmasında kullanılan jeofizik parametrelerden olan yer çekimi ivmesi hesaplamalarına göre, Trabzon İli'nde beklenen en büyük yer ivme değerleri ortalama 0.2g civarındadır. Bu ivme değerleri ilimizin “düşük tehlike” kategorisinde olduğunu göstermektedir Ancak, yer ivmesi değeri (g) gevşek zeminlerde ve dolgu alanlarda çok daha fazla büyüyecek ve depremin daha şiddetli hissedilmesine neden olabilecektir. İlimizde son yıllarda deniz dolgu alanlarında ve alüvyonal arazilerde yapılaşmanın artması riskleri daha da artırmaktadır. Bu sebeple özellikle Trabzon İlimizin sahil kesimde bulunan dolgu ve alüvyon alanların deprem büyütmesine neden olabilecekleri dikkate alınarak yapı stoklarının güvenlikleri sorgulanmalıdır. Yerel yönetimlerce, mikrobölgeleme çalışmaları yapılarak, depremde riskli alanlar ve riskli binalar belirlenmeli, bu kapsamda kentsel dönüşüm ve güçlendirme işlemleri uygulanarak yapılar depreme karşı güvenli hale getirilmesi sağlanmalıdır.
Prof. Dr. Nilgün SAYIL (KTÜ Jeofizik Mühendisliği Bölümü )
28 Ocak 2026