İlaçların “aç” ya da “tok” karnına kullanılması, ilacın vücutta ne derece ve ne hızda etki göstereceğini doğrudan etkileyen önemli bir konudur. Ancak bu kavramlar günlük hayatta sıkça yanlış anlaşılmaktadır. “Aç karnına” ilaç kullanımı, ilacın yemekten en az 1 saat önce ya da yemekten 2 saat sonra alınması anlamına gelir.
İlacı aç karnına içip hemen ardından yemek yemek, ilacı fiilen tok karnına almış olmak demektir ve bu durum ilaç-besin etkileşimine yol açabilir. “Tok karnına” kullanım ise genellikle ilacın yemekle birlikte ya da yemekten hemen sonra (ilk 15-30 dakika içinde) alınmasını ifade eder. Bu yöntem çoğunlukla mide tahrişini azaltmak amacıyla önerilir.
Aslında birçok ilacın biyoyararlanımı aç karnına daha yüksektir. Bunun nedeni, besinlerin mide boşalmasını yavaşlatması veya ilaçla kimyasal etkileşime girerek emilimi azaltmasıdır. Özellikle antibiyotikler, tiroid ilaçları ve demir preparatlarında bu durum klinik olarak büyük önem taşır.
- Yağda eriyen vitaminler (A, D, E ve K vitaminleri)
- Yağda çözünürlüğü yüksek takviyeler
- Mide hassasiyeti yaratan non-steroid antiinflamatuar ilaçlar
- Belirli kalp ve tansiyon düzenleyici ilaçlar
Yağda eriyen vitaminlerin tercihen yağ içeren bir öğünle alınması, misel oluşumu sayesinde bağırsaktan emilimi artırır. Bu nedenle bu grup takviyelerin aç karnına alınması beklenen etkinin azalmasına yol açabilir. Sonuç olarak, her ilaç için tek bir doğru zaman yoktur; prospektüs ve sağlık profesyoneli uyarıları esas alınmalıdır.
Kullandığınız ilacın veya takviyenin kullanım talimatında yer alan aç-tok uyarılarına uymamak, tedavinin başarısız olmasına veya yan etkilerin artmasına neden olabilir. Bilgi eksikliği durumunda mutlaka eczacınıza veya hekiminize danışınız.