M.Ö. 4. yy'a dayanan bir geçmişi olan deney hayvanları ile ilgili çalışmalar modern tıbbın ve teknolojinin gelişmesiyle hız kazanmıştır. Sistematik değerlendirmeler, fizyolojik çalışmalar, hastalıkların patogenezi, ilaç ve aşı geliştirmeye kadar birçok konuda deney hayvanlarıyla ilgili çalışmalar mevcuttur. Artan deney hayvanları çalışmaları ise hayvanların da acı/ağrı hissedebileceği ve bunun önemli olduğu anlayışı Bentham ile ortaya çıkmıştır.
İlerleyen yıllarda ABD ve Avrupa ülkeleri başta olmak üzere deney hayvanı üzerinde yapılan çalışmaları denetlemek için ilgili yasalar çıkarılmıştır. Ülkemizde ise HADMEK ve HADYEK aracılığıyla bilimsel amaçlarla kullanılan hayvanların refahı ve korunması güvence altına alınmıştır. Ayrıca son yıllarda ARRIVE Guideline yayınlanmış ve bu sayede deney hayvanı çalışmaları daha yakından takip edilebilmektedir.
- Çalışmaların amacı, kullanılmak zorunda olduğumuz deney hayvanlarının refahını korumaktır.
- Hücre kültürü çalışmaları organizmadaki iletişimi ve diğer etkileşimleri tam olarak yansıtamamaktadır.
- 2D hücre kültürü, organs-on-chip, organoid gibi dokuyu taklit etme çalışmaları devam etmektedir.
- İlaç ve aşı geliştirme çalışmalarında preklinik aşamada deney hayvanları kullanımı zorunluluğu devam etmektedir.
Sonuç olarak; sistematik ve fizyolojik çalışmalar, hastalıkların patogenezi, ilaç ve aşı geliştirme çalışmalarında deney hayvanlarının kullanılması zorunludur. Tüm bilgiler ışığında geleceğimiz için hayvan refahını ve etik yaklaşımları ön planda tuttuğumuz çalışmalar devam edecektir.
Deney hayvanlarına en yakın yöntemlerden biri olan organoidler dahi deney hayvanlarını tam olarak taklit edememektedir. Bu nedenle araştırmalar, etik kurallar çerçevesinde hayvan refahı korunarak sürdürülmektedir.