Aktüel Bilgi: 2025 Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'nün Önemi

İnsan vücudunda bağışıklık sistemi doğuştan itibaren var olan ve bizleri çevremizden gelebilecek etkenlere (bakteri, virüs, parazit, toksik maddeler vb.) karşı koruyan bir sistemdir. Bu sistem doğal (innate) ve adaptif (edinsel) immünite olarak iki başlık altında incelenir. Doğal bağışıklık enfeksiyonlara ve mikroplara karşı çok hızlı cevap verirken adaptif bağışıklık cevabı daha geç dönemde ve günler sonra cevap verir.

Adaptif bağışıklık sisteminin “hafıza” özelliği vardır ve aynı mikrop veya antijen ile tekrar karşılaşacak olursak daha hızlı cevap verir. Bağışıklık sistemindeki hafıza (memory) T- (Timus kaynaklı) ve B- (Bursa veya Kemik İliği -Bone Marrow kaynaklı) hücrelerimiz tarafından başarılmaktadır. T- ve B-hücrelerimiz vücudumuza yabancı olan maddeleri (antijenleri) tanımaktadır.

“Bu ödül, Tıp biliminde bizi koruyan akkiz (edinsel) periferal immün toleransın varlığını ve diğer bağışıklık hücreleri ile etkileşimlerini gösteren önemli bir buluş olmuştur.”

Regülatuvar T-Hücrelerin (Treg) Tanımı

Self-reaktif özellikte ve vücuda zararlı olabilecek T-hücrelerinin timusta elimine edilmesi “santral tolerans” olarak tanımlanmaktadır. Ancak, bazı T-lenfositlerinin timustaki delesyon sürecinden kaçarak dolaşıma geçtikleri anlaşıldıktan sonra bazı araştırıcılar santral tolerans dışında başka mekanizmaların da varlığını araştırmaya başlamışlardır.

İmmünregülasyon Japonya'dan Shimon Sakaguchi ve arkadaşlarının araştırmaları ile yeni bir ivme kazanmıştır. Sakaguchi ve arkadaşları, CD4+ T-hücrelerinin yüzeylerinde CD25 bulunduran hücre alt gruplarının immün regülatuvar fonksiyonlara sahip olduklarını göstermişlerdir. CD4+CD25+ T-hücrelerinin varlığının gösterilmesi immünolojide önemli bir çığır açmıştır.

“Scurfy Fare” ve FOXP3 Geninin Keşfi

İkinci dünya savaşının son yıllarında yürütülen Manhattan Projesi'nde görev alan araştırıcılar radyasyonun fareler üzerindeki etkilerini araştırırken spontan bir mutant olan “Scurfy Fare”yi buldular. Araştırıcılar, Scurfy farede ağır bir otoimmün hastalığın varlığını, erkek cinsinde mutasyonun ölümcül seyrettiği ancak dişi olanların etkilenmediğini tanımladılar.

Daha sonra Mary Brunkow ve Fred Ramsdell bu gene “Forkhead box P3 = Foxp3” adını verdiler. Foxp3 genindeki mutasyonun çocuklarda X-kromozomuna bağlı gelişen immün disregülasyon, polyendokrinopati ve enteropati ile birlikte olduğu bilinen IPEX hastalığına neden olduğunu gösterdiler.

Bu yıl Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü'ne layık görülen araştırmacılar Simon Sakaguchi, Mary E. Brunkow ve Fred Ramsdell, T ? Regülatuvar hücre yokluğunun tek gen lokusu foxp3/FOXP3 tarafından kontrol edildiğini ve böylece T-Regülatuvar hücrelerin yokluğunun hem fare hem insanda toleransın kırılmasına neden olduğunu göstermişlerdir.

KAYNAKLAR
  • Sakaguchi, S. Regulatory T-cells : key controllers of immunologic self-tolerance. Cell 101:455-458, 2000.
  • Takahashi,T, et al. Immunologic self-tolerance maintained by CD25+CD4+ regulatory T cells constitutively expressing cytotoxic T lymphocyte-associated antigen 4. J Exp Med 192:303-310.2000.
  • Brunkow, M.E., et al. Disruption of a new forkhead/winged-helix protein,scurfin results in the fatal lymphoproliferative disorder of the scurfy mouse. Nat Genet 27.68-73,2001.

10 Şubat 2026