Prof. Dr. Mehmet Yazıcı ve Akademik Mirası
Prof. Dr. Mehmet Yazıcı, muhasebe alanındaki çalışmaları ve Trabzon’da iktisadi ve ticari bilimler eğitiminin kurumsallaşmasına katkılarıyla tanınan bir akademisyen ve eğitim yöneticisidir. Trabzon İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nin (TİTİA) kurucu başkanı olarak üstlendiği görev, bugün Karadeniz Teknik Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin kurumsal geçmişinin önemli bir parçasını oluşturmaktadır (Sürmen, 2021).
Trabzon’un Sürmene ilçesine bağlı Çimenli köyünden olan Yazıcı, Samsun Ticaret Lisesi’nin ardından İstanbul Yüksek Ekonomi ve Ticaret Okulu’nu bitirdi (Yılmaz, 2026). Cumhuriyet gazetesinin 24 Kasım 1985 tarihli söyleşisindeki biyografik bilgilere göre, 1955 yılında yükseköğrenimini tamamladı; 1960 yılında Viyana’da işletmelerde hesap işlerinin organizasyonu üzerine doktorasını yaptı. Akademik çalışmalarını İstanbul İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi’nde sürdürdü. Aynı kaynak, 1985 yılında Marmara Üniversitesi’nde Muhasebe Organizasyonu ve Denetimi Bilim Dalı başkanlığını yürüttüğünü belirtmektedir (Cumhuriyet, 1985).
Yazıcı’nın bilimsel ilgisi, muhasebenin örgütlenmesi, tekdüzen muhasebe sistemi ve denetim üzerinde yoğunlaştı. Ulusoy (2021), onun 1965 tarihli doçentlik çalışmasının tekdüzen muhasebe sistemini ele aldığını ve bu yaklaşımı TİTİA’daki derslerinde öğrencilere aktardığını belirtmektedir. Yazıcı, 1985 tarihli gazete söyleşisinde de sistemli muhasebe ve etkili denetimi, ekonomik hayatın güvenilir biçimde işlemesiyle ilişkilendirdi. Muhasebe ve denetim mesleğinin ayrı bir yasal çerçeveye kavuşturulmasını savundu (Cumhuriyet, 1985).
Trabzon’daki kurumsal katkıları, TİTİA’nın kuruluş sürecinde somutlaştı. Akademinin 12 Nisan 1979 tarihli ilk toplantısında başkan seçilen Yazıcı’nın ataması, 15 Mayıs 1979’da onaylandı. Akademi, onun başkanlığı döneminde 10 Aralık 1979’da Nemlizade Konağı’nda iktisat ve işletme bölümlerindeki toplam 200 öğrenciyle öğretime başladı. TİTİA'nın açılış konuşmasında akademiye bakış açısını ortaya koymuştu :
"Sayın Bakanlar, Senatör ve Milletvekilleri,
Sayın Vali ve Belediye Başkanı,
Sayın Rektör, Akademi Başkanları ve Öğretim Üyeleri,
Sayın Konuklar,
Hepinizi saygıyla selâmlarım.
Bugün, burada, kuruluşunu kutladığımız Trabzon İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nin oluşumunda, şimdiye kadar emeği geçenlere, bir yurttaş olarak, bir Trabzonlu hemşehri olarak ve bir öğretim üyesi olarak çok teşekkür ederim, sağ olsunlar, var olsunlar. Onları kutlarım, bu amacın gerçekleştirilmesindeki özverileri unutulmayacaktır.
29 Haziran 1978'de 2151 sayılı kanunla yasal olarak kurulmuş olan Trabzon İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'ne ilk başkan seçilmiş bulunuyorum. Bu görevi üstlenmemi öğütleyen ve bana yol gösteren sayın Başkanım Prof. Dr. Orhan Oğuz'a ve beni bu göreve seçen Trabzon Akademisi'nin ilk Profesörler Kurulu'nun sayın üyelerine teşekkür ederim. Güvenlerine layık olmaya çalışacağım.
Trabzon Akademisi'nin ilk Başkanı olduğum için heyecanlıyım, mutluyum ve sevinçliyim.
Bu heyecan, mutluluk ve sevincimin başkan olmaktan öte, daha geçerli nedenleri vardır.
Şöyle ki:
1.Hemşehrisi olmakla onur duyduğum Trabzon; coğrafi, ekonomik ve sosyal durumu dolayısı ile böyle bir yüksek öğretim kurumunun yıllarca özlemini çekmiştir.
Mezunu ve mensubu olmakla onur duyduğum 98 yıllık geçmişi olan İstanbul Akademisi'nden sonra kurulan Ticaret Akademilerinden ilki Trabzon'da, ikincisi de Kayseri'nde kurulmuş olsaydı, ülke yararına daha uygun olurdu; diye düşünüyorum.
Bu yörelerde yaşayan insanların doğuştan yetenekli tüccar ve işletmeci oldukları görüşüne katılıyorum. Ancak bu, onların iktisadi ve ticari bilimler alanında yükseköğrenime gereksinme duymadıkları anlamına gelmez. Tam tersine, özellikle bu yeteneklerini geliştirmek ve yurt ekonomisine katkılarını daha da artırmak için böyle bir yükseköğrenime gereksinmeleri vardır.
Nitekim, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yıllarında bu görüşten hareketle, Trabzon'da bir Yüksek Ticaret Okulu kurulmuş fakat ne yazık ki ömrü kısa olmuştur.
2.Türkiye'de Cumhuriyet döneminde, İzmir, Ankara, Eskişehir, Adana ve Bursa'da olmak üzere beş İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi kurulmuştur. Bütün bu Akademiler, Sinop'tan Hatay'a çekilen çizginin batısında kalır. Bu çizginin doğusunda kurulabilen bu tür ilk yükseköğretim kurumu, Trabzon İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'dir. Böyle bir yükseköğretim kurumunun, bölgenin ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmesinde etkin olacağı doğaldır.
3.Yükseköğretim kurumlarını yurt düzeyinde dengeli bir biçimde kurmanın özellikle ülke ekonomisine mal oluş ve üretkenlik açısından, yararı açıkça ortadadır.Örneğin, doğuda gelişmekte olan bir yöreden 3000 kadar öğrencinin batıdaki büyük kentlerde yükseköğrenim yapmasının ülkeye mal oluşu ile, 30 kadar öğretim üyesinin özendirilerek doğuda gelişmekte olan yörelerde öğretim görevi yapmasının mal oluşu arasında büyük fark vardır.
4.Trabzon Akademisi gibi doğuda kurulan ve kurulacak yükseköğretim batıdaki büyük kentlere göçü, büyük kentlerdeki hızlı nüfus artışını kısmen etkileyecek ve büyük kent sorununa kısmen çözüm getirecektir. Ayrıca, yükseköğretim yapmış aydınlar, bulunduğu yöre halkından kopmamış olacaktır.
İşte bu sayılan ve daha da sayılabilecek nedenlerle, Trabzon Akademisinin kuruluşuna seviniyorum.
Bir an önce çıkmasını dilediğim yeni üniversiteler yasası ile doğuda, bu tür yükseköğretim kurumlarının sayısının artacağını, kurulmuş olanların da hızla gelişeceğini umuyorum.
Her yükseköğretim kurumu; öğretici, öğrenci, program ve öğretim araçları olmak üzere başlıca dört öğeden oluşur.
Trabzon'da öğrenci bulmada güçlük çıkacağını sanmıyorum.
Trabzon Akademisi'nin ilk Profesörler Kurulunun, gerekli öğretim programını elden geldiğince en iyi bir biçimde yapacağına güvenim tamdır.
Geriye, öğretim üyesi ve öğretim araçlarının sağlanması sorunu kalıyor.
Böyle mutlu günlerde, törenlerde sorunlardan söz etmek hoş karşılanmaz. Ancak, görevi üstlenmiş birisi olarak, öğretim ve araştırmaya başlayabilmek için, şu anda beni en çok düşündüren bu sorunlardır.
Bu sorunların çözümünde yol gösterici olarak, akademiler, üniversiteler kurmuş, Millî Eğitim Bakanlığı gibi yüksek görevlerde bulunmuş, Türkiye’de yükseköğretim sorunlarını en iyi bilen, İstanbul Akademisi'nde Başkanım Sayın Prof. Dr. Orhan Oğuz'un yardımlarını benden esirgemeyeceğinden emin olduğumu belirtmek isterim.
Öğretim üyesi, öğretim yardımcısı ve okutman bulma ve atamada, öğretim programlarının yapımında sayın Rektör, Akademi Başkanları ve öğretim üyesi arkadaşlarımın yardımlarını esirgemeyeceğini umuyorum.
Özellikle öğretim araçlarının sağlanmasında, başta devlet adamlarımız sayın bakan, senatör ve milletvekilleri olmak üzere, vali, belediye başkanı, Trabzon Akademisini Kurma ve Yaşatma Derneği başkan ve üyelerinin yardımlarını esirgemeyeceğini umuyorum.
Trabzon İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi'nin en kısa sürede öğretim ve araştırma faaliyetlerine geçmesini ve bu faaliyetlerini sonsuza dek sürdürmesini, uğurlu ve başarılı olmasını Yüce Tanrıdan dilerim.
Hepinize saygılarımı sunarım.”
Merhum Yazıcı'nın uğraşlarıyla farklı yükseköğretim kurumlarından öğretim üyelerinin katkılarıyla TİTİA'nın eğitim kadrosu desteklendi. TİTİA’nın 1982 yılında Karadeniz (Teknik) Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’ne dönüştürülmesi sırasında geçici dekanlık görevini üstlenen Yazıcı, ardından Marmara Üniversitesi’ndeki görevine döndü (Sürmen, 2021).
Öğrencilerinin anlatıları, Yazıcı’nın eğitimci ve yönetici kimliğinin gündelik ilişkilerdeki karşılığını göstermektedir. Ulusoy (2021), onu sorgulayıcı, düşüncelerini açıkça ifade eden ve öğrencilerle doğrudan iletişim kuran bir hoca olarak değerlendirmektedir. Boyabat Gazetesi’nde yayımlanan bir mezun anlatısında ise yeni öğrencileri tanımaya zaman ayırması, öğrencilere güvenmesi ve akademi çevresinde ortak bir aidiyet oluşturması öne çıkarılmaktadır. Anlatıda, kantin ve yemekhane uygulamaları üzerinden öğrencilerin ihtiyaçlarına duyarlı bir yönetim yaklaşımı tasvir edilmektedir (Boyabat Gazetesi, 2010). Bu kişisel tanıklıklar, mezunların “TİTİA ruhu” olarak adlandırdığı kurum kültürünün oluşumunda Yazıcı’ya atfettikleri rolü anlamaya katkı sağlamaktadır.
Ekim 2026’da vefat eden Prof. Dr. Mehmet Yazıcı, muhasebe alanındaki akademik çalışmaları ve Trabzon’da kurulmasına öncülük ettiği eğitim kurumuyla anılmaktadır (Yılmaz, 2026). Bilimsel çalışmaları, kurumun kuruluş tarihindeki görevleri ve öğrenci tanıklıkları birlikte değerlendirildiğinde, akademik üretim ile eğitim yöneticiliğini bir arada sürdüren bir yaşam öyküsü ortaya çıkmaktadır (Sürmen, 2021; Ulusoy, 2021).
Merhum Yazıcı'nın cenazesi 13.10.2026 tarihi (yarın) öğle namazını müteakip İstanbul Emirgan Hamid-i Evvel Camii’nde kılınacak cenaze namazından sonra Aşiyan Mezarlığı’nda defnedilecektir. Hocamıza Allah'tan rahmet; sevenlerine ve öğrencilerine başsağlığı dileriz.

Kaynakça
Halı saha futbolu, Nemlizade Konağı, Mehmet Yazıcı Hoca ve TİTİA ruhu. (2010, 3 Ocak). Boyabat Gazetesi. https://www.boyabatgazetesi.com/?archive=1302643277&id=1262560688&start_from=&subaction=showfull&ucat=34
Güvemli, O. (2003), İktisadi ve Ticari İlimler Akademileri Tarihi, Proje Yayın Danış A.Ş., İstanbul
Sürmen, Y. (2021). T.C. Karadeniz Teknik Üniversitesi - İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nin kuruluşu ve tarihsel gelişimi. Karadeniz Ekonomi Araştırmaları Dergisi, 2(2), 50–63. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/2163763
Ulusoy, A. (2021, 23 Temmuz). Mehmet Yazıcı’nın “Faiz” kitabı. Yeni Şafak. https://www.yenisafak.com/yazarlar/ahmet-ulusoy/mehmet-yazicinin-faiz-kitabi-2059115
Yeminli mali müşavirliğin yasayla düzenlenmesini iş âlemi istemiyor. (1985, 24 Kasım). Cumhuriyet, s. 9. https://egazete.cumhuriyet.com.tr/en/catalog/192/1985/11/24/9
Yılmaz, F. (2026, 11 Ekim). Trabzon’un eğitim tarihinde iz bırakan Sürmeneli profesörden acı haber! 61saat. https://www.61saat.com/trabzonun-egitim-tarihinde-iz-birakan-surmeneli-profesorden-aci-haber
TİTİA'dan İİBF'ye 46.Yıl Sergisi Sürüyor (2026) https://ktu.edu.tr/isletme/haber/titiadan-iibfye-46yil-sergisi-suruyor
Arş. Gör. Muhammet Negiz
12 Ekim 2026
