Etimoloji

 

Türkçe’de, Türkiye iki ayrı kelimeye ayrılabilir. Birincisi “Türk”tür : Eski Türkçe’de güçlü anlamına gelen ve Türkiye’de yaşayanları, Türk halkını ifade eden ve ayrıca Çinliler tarafından yaklaşık M.Ö. 177'de Orta Asya’nın Altay dağlarının güneyinde yaşayan insanlara verilen “tu-kin” adının başka bir şeklidir. İkinci olarak son ek “-iye” (Arapça kökenli)sahip olan kişi yada ile ilgili anlamlarını taşımaktadır. Türk ya da Türük terimlerinin ilk kullanımları Orta Asya’daki Göktürklerin Orhun yazıtlarında yer almaktadır. İngilizce bir kelime olan Turkey ise Orta Çağ Latinceden gelen Turchia’dan türemiştir. 

Anadolunun Türkiye Öncesi Tarihi

 

Asya ve Avrupa’yı birbirine bağlayan jeopolitik konumundan dolayı, Modern Türkiye’nin çoğunu kapsayan Anadolu yarımadası (Küçük Asya) dünyanın en eski yerleşim bölgelerinden biridir. Çatalhöyük, Çayönü, Nevali Cori, Hacilar, Göbekli Tepe ve Mersin gibi eski Neololitik yerleşim yerleri dünyanın en eski yerleşim bölgeleri arasında sayılmaktadır. Troy bölgesine yerleşimler ilk olarak Neolitik çağında başlamıştır ve Demir Çağ’da devam etmiştir. Tarih boyunca, Anadoluda yaşayanlar Hint Avrupa, Semitik, Kartvelian ve bir çok kökeni belli olmayan dilleri konuşmuştur. Aslında, Hint Avrupalı Hitit ve Luvin dillerinin geçmişini inceleyen bazı bilginler Anadolunun Hint Avrupalı dillerinin yayıldığı farazi merkezi olduğunu ileri sürmektedirler. Bölgedeki ilk büyük imparatorluk, 13. yy’dan  18.yy’a kadar süren Hititlere aittir. Sonrasında Hint Avrupalı bir halk olan Frigler, krallıkları 17.yy’da (C.E.) Kimmerler tarafından yıkılıncaya kadar hakimiyetlerini korumuşlardır. Frigya’nın en güçlü halefi devletleri Lidya, Karya ve Likya idi. Lidyalılar ve Likyalılar Hint Avrupa asıllı dilleri konuşmaktaydılar fakat bu her iki dil de Hitit ve Yunan dönemlerinden önceki bazı Hint Avrupalı öğeleri içermeye başlamışlardır.

 

Bu arada Anadolunun batı kıyısı, eski Yunanlılardan, İyonlılar tarafından mesken tutulmuştu. Bütün bölge 5. Ve 6. Yüzyıllarda Farslı Ahameniş İmparatorluğu tarafından fethedildi ve daha sonrasında 334’te (BCE) Büyük Alexander’ın eline geçti. Anadolu daha sonra, 1. yy’ın (C.E) ortalarına kadar Roma’ya yenilen bir grup küçük Yunan krallıklarına bölündü (Bitinya, Kapadokya,Bergama,Pontus). 324’te (C.E) Roma İmparatoru I.Constantinus Bizans’ı Roma İmparatorluğunun yeni başkenti seçti. (Daha sonra Bizans, Konstantinopolis ve İstanbul olmuştur). Batı Roma İmparatorluğunun çöküşünden sonra, Bizans İmparatorluğunun başkenti olmuştur (Doğu Roma İmparatorluğu). 

Türkler ve Osmanlı İmparatorluğu

 

Şelçuklu Hanedanlığı, 9.yüzyılda İslam dünyasına yakın,  Hazar ve Aral denizlerinin kuzeyindeki Oğuz Birliğine bağlı  Yabgu kağanlığında yaşayan Kınık Oğuz Türklerinin bir koluydu.10. yüzyılda Şelçuklular anavatanlarından Anadolunun doğu bölgelerine doğru göç etmeye başladılar. Daha sonra 1071’de Malazgirt şavaşıyla bu bölgeler Oğuz Türk kabilelerinin yeni anavatanı oldu. Selçukların zaferi  Orta Asya, İran, Anadolu ve Orta Doğuda toprakları olan Selçuklu imparatorluğundan ayrı bir kol olarak gelişen  Anadolu Selçuklu sultanlığının doğuşuna zemin hazırladı.

 

1243‘de Selçuklu orduları Moğollar tarafından mağlup edildi ve imparatorluğun gücü yavaş yavaş parçalandı. Bunun sonucu olarak, 1. Osman tarafından yönetilen bir boy, Osmanlı İmparatorluğu haline geldi, Selçuklu ve Bizansın çökmesiyle oluşan boşluğu doldurdu.

 

Osmanlı İmparatorluğu,  623 yıllık tarihi boyunca hem doğu hem de batı kültürleriyle etkileşime girdi.16. ve 17.  yüzyıllarda Osmanlı İmparatorluğu , Habsburg İspanyası, Venedik Cumhuriyeti ve St. John şövalyeleri ile Akdeniz Havzasının kontrolü için Kutsal Roma imparatorluğuyla, 1488 de Ümit Burnunun keşfiyle gitgide tehlikeli olmaya başlayan Doğu Asya ve Batı Avrupa arasındaki eski deniz ticaret yolları üzerindeki tekelini korumak için Hint okyanusunda Portekiz donanmalarıyla sıklıkla çatıştı. Çöküş yıllarında Osmanlı İmparatorluğu 1914'de Osmanlı–Almanya ittifakıyla Birinci Dünya Savaşına girdi ve sonunda mağlup oldu. Savaştan sonra muzaffer itilaf kuvvetleri Sevr Antlaşmasıyla Osmanlı devletinin ortadan kaldırılmasına çalıştılar. 

Cumhuriyet Dönemi 

İstanbul ve İzmir’in 1. Dünya Savaşı sonrasında İtilaf Devletleri tarafından işgal edilmesi Türk Milli Hareketi’nin kuruluşunu harekete geçirmiştir.  Gelibolu Savaşı’nda kendini ispat eden bir kumandan olan Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Sevr Antlaşması’nın maddelerini iptal etmek amacıyla Kurtuluş Savaşı başlatıldı. 18  Eylül 1922’de işgal kuvvetleri geri püskürtüldü ve yeni Türk devleti kuruldu. 1 Kasım’da yeni kurulan millet meclisi Saltanat makamını kaldırdı ve böylece 623 yıllık Osmanlı  Egemenliği son buldu. 1923 Lozan Antlaşması Osmanlı İmparatorluğu yerine yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin hükümdarlığının uluslararası alanda tanınmasını sağladı ve yeni başkent Ankara’da 29 Ekim 1923’te cumhuriyet resmen ilan edildi.

Mustafa Kemal cumhuriyetin ilk cumhurbaşkanı oldu ve ardından Osmanlı’nın kalıntılarından yeni laik bir cumhuriyet kurma amacıyla pek çok yenilikler getirdi. Soyadı Kanunu’na göre,1934’te Türkiye Büyük Millet Meclisi Mustafa Kemal’e Atatürk  soyadını vermiştir. 

23 Şubat 1945’te Türkiye Birleşmiş Milletler’in üyesi oldu. Birleşmiş Milletler güçleriyle Kore Savaşı’nda yer aldıktan sonra Türkiye 1952’de Nato’ya katıldı. Kıbrıs’ta 10 yıl süren toplumlararası şiddetin ve Atina tarafından telkin edilen darbe ardından  1974’te Türkiye askeri müdahalede bulundu. 9 yıl sonra Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC) kuruldu. 

1980lerde başlayan Türk Ekonomisinin liberalleşmesi ülkenin peş peşe gelen yüksek orandaki büyüme ve kriz dönemleriyle gelecek dönemleri de damgalayarak ülkenin görünümünü değiştirdi. 

 

 

Son Güncelleme : 10-03-2014