CHRISTOPHER NOLAN’IN BATMAN-KARA ŞÖVALYE FİLMİNİN GREİMAS’IN EYLEYENSEL ÖRNEKÇESİNE GÖRE ÇÖZÜMLENMESİ

Gufran DÜNDAR

Eylem ŞENTÜRK KARA

Öz

            Sinema, gerek etki alanı gerek görselliği bakımından 20. yüzyılın en ilgi çekici anlatı sanatı olarak karşımıza çıkmaktadır. Sinemanın bir anlatı sanatı olarak görülmesi ve yazınsal ürünlerin çözümlenmesinde kullanılan anlatı kuramlarının, sinemasal çözümlemelerde de kullanılabilmesine neden olmaktadır. Bu bağlamda sinema filmleri anlatı bakımından tıpkı roman ve tiyatro eserleri gibi göstergebilimsel yöntemlerle çözümlenebilmektedir. 

            Göstergebilim, ilk olarak dilbilimci Ferdinand de Saussure tarafından ele alınmış ve zamanla farklı alanlarda kullanılmaya başlanan bir disiplin olmayı başarmıştır. Rus halk masallarını inceleyen Vladimir Propp, Saussure’nin göstergebilimsel yönteminden yola çıkarak bir anlatı fonksiyonu oluşturmuş ve göstergebilimi masallar üzerinde kullanılan bir disiplin haline getirmiştir. Bir başka dilbilimci Algirdas Julien Greimas ise Saussure’nin çalışmaları ve Propp’un anlatı fonksiyonundan yola çıkarak göstergebilimi sinemaya uyarlamış, bu sayede sinema filmlerinin sunduğu anlatıların yorumlanmasını sağlamıştır.

            Bu çalışmada 2008 yılında dünyada en fazla gişe yapan, Christopher Nolan’ın,  Batman-“Kara Şövalye” (The Dark Knight) adlı filmi, Greimas’ın eyleyensel örnekçesine göre çözümlenmiş ve anlatı durumu incelenmiştir. Bu bağlamda çalışmada bu filmdeki anlatımın nasıl kurulduğu ve anlamın nasıl inşa edildiğiyle ilgili sorulara yanıt aranmaya yoluna gidilmiştir.

            Anahtar Kelimeler: Sinema, göstergebilim, Greimas, eyleyensel örnekçe.

ANALYSIS OF CHRİSTOPHER NOLAN’S FILM BATMAN-THE DARK KNIGHT ACCORDING TO ACTANT ANALYSIS OF GREIMAS

Abstract

            Cinema appears before us as the most interesting narrative art of the 20th Century in terms of its influence area and visualization. The consideration of cinema as a narrative art makes it possible to use the Narrative Hypotheses used in the analyses of written works of art be used for analyses in cinema as well. In this context, cinema films may be analyzed with semiological methods just like novels and theater plays.

            Semiology was first put forth by linguist Ferdinand de Saussure, and succeeded to become a discipline used in different fields in time. Vladimir Propp, who investigated Russian folk tales, formed a narration function based on the semiological methods of Saussure; and made Semiology become a discipline established on tales. Another linguist AlgirdasJulienGreimas adopted Semiology to cinema by considering the works of Saussure and Propp’s Narrative Function; and in this way, ensured that the narrations in cinema films were interpreted.

            In this study, Christopher Nolan’s, Batman-The Dark Knight, which did well at the box offices all over the world in 2008, was analyzed according to actant method of Greimas, and the narration in this film was investigated. In this context, answers for questions like how the narration was established in this film, and how it was developed were sought in the study.

            Keywords: Cinema, semiology, Greimas, actant analysis.


 

Tam Metin PDF

Son Güncelleme : 07-07-2017