Soruşturmalara Dikkat Edilecek Hususlar

  

 

PERSONEL VE ÖĞRENCİ DİSİPLİN SORUŞTURMALARINDA YARGI KARARLARINA GÖRE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN HUSUSLAR

  

            Müşavirliğimizce takip edilen ve disiplin hukukuna ilişkin olarak İdare Mahkemesinin verdiği iptal kararlarındaki gerekçeler aşağıda özetle belirtilmiş olup, yapılacak soruşturmalarda dikkat edilmesi gerekmektedir.

YETKİ HAKKINDA 

            1-Bakılan davada, Karadeniz Teknik Üniversitesi ...’nde öğretim elemanı olan davacıya, kınama cezasının disiplin amiri olan dekan tarafından verilmesi gerekirken Fakülte Disiplin Kurulu kararı ile verilmiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, tesis edile dava konusu işlemde yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

            2-Anılan Yönetmelik maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden anlaşılacağı üzere; Fakülte bünyesinde her kademedeki kamu görevlerine verilecek olan uyarma, kınama, aylıktan kesme cezalarında disiplin amiri olarak “dekan” müstakil bir yetkiye sahip kılınmış, 33. Maddenin diğer fıkralarında yetki paylaşımı öngörülerek, disiplin kurulları ile müşterek karar alma yetkisi belirlenirken, sayılan bu cezalar açısından disiplin kurallarına verilen herhangi bir yetkiden söz edilmemiş, açıkça bir yetki verilmemiştir. Öte yandan, disiplin cezasına ilişkin yetkinin doğru kullanılmaması itiraz edecek merci konusunda Yönetmenlikte öngörülen sıralamanın da bozulmasına neden olacaktır. Bakılan davada, Karadeniz Teknik Üniversitesi … Fakültesi’nde öğretim elemanı olan davacıya, dava konusu kınama cezasının disiplin amiri olan dekan tarafından verilmesi gerekirken Fakülte Disiplin Kurulu kararı ile verilmiş olduğu anlaşılmaktadır.         Davacının Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliğinin 6/m maddesi uyarınca “kınama” cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Fakülte Disiplin Kurulu kararında yetki yönünden hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

İNCELEME HAKKINDA   

            1-Bu durumda üstüne atılı disiplin suçunu işlediği hiçbir şüpheye yer vermeyecek biçimde kesin olarak ortaya konmadan, eksik soruşturmaya dayalı olarak davacının kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuki isabet görülmemiştir.

            2-Uyuşmazlığa konu olayda; … tarihli tutanaklarda öğretim görevlisi olan davacının yapması gereken derslerini yapmadığını belirtilmekte ise de; hangi gün, hangi sınıftaki derslerin yapılıp yapılmadığının, ilgili dersin öğrencilerinin de ifadelerine başvurmak suretiyle hiçbir şüpheye yer verilmeyecek şekilde tespit edilmesi gerekmekte iken, dava dilekçesine eklenen imza çizelgesinde… tarihleri arasındaki imzalara yer verildiği,  çizelgede 15 öğrencinin imzasının yer aldığı görülmektedir. Bu durumda, … Tarihlerinde yapması gereken derslerini yapmadığına ilişkin iddianın sübuta ermediği, aksine her iki tarihteki derslerin de yapıldığı anlaşıldığından, davacı hakkında anılan mevzuat hükmüne dayanılarak “kınama” cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine ulaşılmaktadır.

DEVAMSIZLIK HAKKINDA

            1-Bu durumda, anılan mevzuat hükümleri uyarınca okutmanların ortak zorunlu ders olarak belirlene dersleri okutan veya uygulayan öğretim elemanı oldukları dikkate alındığında, davacının ders yükümlülüğü bulunmayan… tarihlerinde görev mahallinde bulunmasının zorunlu olmadığı, ancak… tarihinde yapması gereken dersi izinsiz ve özürsüz yapmadığı hususunun sabit olduğu görülmekle, devamsızlık süresi (1) gün olan davacının (3) gün görevine gitmediğinden bahsedilemeyeceğinden, hakkında anılan mevzuat hükmüne dayanılarak “ bir yıl kademe ilerlemesinin durdurulması” cezası verilmesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

            2-Uyuşmazlığa konu olayda; davacı hakkında yürütülen disiplin tahkikatı esnasında davacı tarafından ibraz edilen sağlık raporu dikkate alınmaksızın ceza verilmesi yoluna gidilmiş ise de, anılan raporun bir sağlık özrü olması karşısında davacının kurumlarca kabul edilen özrü olmaksızın kesintisiz 3-9 gün devamsızlık gösterdiğinden bahsedilemeyeceği tabiidir. Diğer taraftan davacının sağlık özrü nedeniyle aldığı raporun alındığı yer, alınma şekli ve sair hususlar bakımından kurumlarca belirlenen usul ve esaslar dairesinde alınıp alınmadığının tespitinden sonra davacının bu doğrultuda disiplin bakımından cezai sorumluluğunun olup olmadığının idaresince araştırılması gerekir. Bu durumda; davacı hakkında ibraz ettiği sağlık raporu uyarınca sağlık özrü bulunduğunun kabulü gerekeceğinden, kurumlarca kabul edilen özrü olmaksızın kesintisiz 3-9 gün devamsızlık gösterdiğinden bahisle verilen kademe ilerlemesinin durdurulması cezasında hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

            KOPYA ÇEKME HAKKINDA         

            1-Sınavın ve sınav sonrası işlemlerin sağlıklı yürütülmesini teminen önlemler alarak, mevzuata aykırı bir işlemin tespiti halinde ilgilileri cezalandırmanın davalı idarenin yetki ve sorumluluk alanı içinde bulunduğu şüphesizdir. Ancak davalı idarenin bu sorumluluğunu yerine getirirken, iddia ettiği hususları, somut ve hukuken geçerli kanıtlarla desteklemesi gerekmektedir. Uyuşmazlık konusu olayda; sırf davacının cevap anahtarı ile diğer öğrencinin cevap anahtarındaki 8 sorunun aynı işaretlenmiş olduğu 5 sorudan 4’ünün cevap şıkkının diğer öğrenciyle aynı olduğu bu durumun hayatın olağan akışına aykırı olduğu, dolayısıyla arkadaşına bakarak kopya çektiğinden bahisle dava konusu disiplin cezası verilmiş ise de; soruşturma konusu olaya ilişkin olarak görgü tanıklarının ifadelerine yer verilerek, davacının kopya çektiğine ilişkin sınav anında bir tutanak tutularak, iddia edilen disiplin suçunun açık ve net olarak somut deliller ile tereddütte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerekir iken, davacıya isnat olunan fiil hiçbir kuşkuya mahal vermeyecek şekilde sübuta erdirilmeksizin dava konusu disiplin cezasının tesis edildiği anlaşılmıştır. Bu durumda; davacının kopya çektiğinden bahisle Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin 9/m maddesi uyarınca bir alt cezada uygulanmak suretiyle yükseköğretim kurumundan bir ay uzaklaştırma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.

            2-Bakılan davada, dava konusu disiplin cezasına dayanak teşkil eden soruşturmada sadece davacı ile davacının kopya çektiğine ilişkin tespitte bulunan sınav gözetmeni… ile olay esnasında başka bir sınıfta bulunduğunu ifadesinde açıkça belirten Öğretim Görevlisi …’in ifadesine başvurulduğu, davacının kopya çektiğine ilişkin sınıfta bulunan diğer öğrencilerin ifadesine başvurulmadığı, sınav esnasında davacıda bulunduğu iddia edilen kopya kağıdının sınav yapılan derse ilişkin olup olmadığı hususunda disiplin raporunda herhangi bir tespitte bulunulmadığı anlaşılmış olup; bu haliyle disiplin cezasının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde sübut bulmadığı açık olduğundan eksik soruşturmaya dayalı tesis edilen disiplin cezasından hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

SAVUNMA HAKKINDA

            1-Bakılan davada; disiplin soruşturması esnasında ifade vermeye çağrı yazısının davacının odasında olmadığından bahisle davacıya tebliğ edilemediği, bu nedenle ifade vermeye gelmediği gibi savunma verme hakkından da vazgeçtiğinden bahisle savunması alınmaksızın eylemine uyan kınama cezası ile cezalandırıldığı anlaşılmıştır. Bu durumda; davacının usulüne uygun soruşturma yapılarak hazırlanan soruşturma raporundan sonra usulüne uygun bir biçimde savunmasının alınarak verilmesi gerekirken, bu usullere uyulmadan verilen kınama cezasında hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.

            2-2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 129. Maddesinde; memurlar ve diğer kamu görevlileri ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ve bunların üst kuruluşları mensuplarına savunma hakkı tanınmadıkça disiplin cezası verilemeyeceği açıkça belirlenmiştir. Kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında, kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylem nedeniyle, disiplin soruşturmasının tamamlanmasından sonra disiplin cezası vermeye yetkili amir tarafından savunması alınarak eylemine uygun olan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerektiği disiplin hukukunun bilinen ilkelerindendir. Bu durumda; davacıya disiplin soruşturması tamamlandıktan sonra savunması alınması için süre verilmesi gerekirken, soruşturma esnasında davacıdan alınan ifadenin, savunma kabul edilerek verilen disiplin cezasında bu yönüyle de hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

KAVGA VE FİİLİ TECAVÜZ HAKKINDA 

            1-Bu durumda, dosyadaki bilgi ve belgeler ile soruşturma raporu ve eklerinin birlikte değerlendirilmesinden, … günü iki grup öğrencinin kavga olayında davacının olaydaki rolü ve arkadaşlarına fiili tecavüzde bulunduğunun somut ve şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulmadan, olay inceleme tutanağı ve jandarma komutanının yazısına dayanılarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.

            2-Uyuşmazlığa konu olayda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile soruşturma kapsamında alınan ifade ve savunmalardan davacının üzerine atılı eylemi gerçekleştirdiği hususu sabit olmakla birlikte somut olaya uygulanan disiplin yönetmeliği maddesinde geçen, Kurum personeline ve öğrenci arkadaşlarına fiili tecavüzde bulunmak niteliğinde olmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.   Bu durumda davacının eylemine uyan ceza ile cezalandırılmadığı anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

            3-Dava konusu disiplin cezasına dayanak olan soruşturma raporu ve ekleri ile Trabzon Cumhuriyet Başsavcılığının dosyasının birlikte incelenmesinden; disiplin soruşturmasında davacı ile birlikte… ve… isimli öğrencilerin ifadelerine başvurulduğu, öğrencinin ifadesinde davacının kavgayı ayırmak için orada bulunduğunu belirttiği, davacı tarafından gerek soruşturma aşamasındaki ifade ve savunması gerekse dava dilekçesindeki ifadelerinde olayın okul dışında meydana geldiği ve… isimli öğrenciyi darp etmediği sadece iki öğrenci arasında yaşanan kavgayı ayırdığının iddia edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda; yapılan soruşturmada davacının olayın meydana geldiği yer ve öğrenci arkadaşının darp etmediği yönündeki iddiasının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde aksinin ispatlanmadığı anlaşıldığından, eksik soruşturmaya dayalı olarak tesis edilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

ALT CEZA UYGULANMASI HAKKINDA

            1-Bu durumda, davacının eylemi sübuta ermiş ise de; KTÜ Disiplin Kurulunca öğrencinin daha önce aldığı kınama cezasının mahkemece iptal edildiği göz önünde bulundurulduğunda anılan yönetmeliğin ilgili maddesine göre hafifletici sebep uygulanarak bir alt ceza uygulanması gerekirken, bu husus dikkate alınmadan verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

            2-Disiplin cezalarının verilmesi sırasında bir alt cezanın uygulanıp uygulanmayacağı hususunda karar verilirken; disiplin cezasına konu fiilin işlendiği tarihteki durumun esas alınması hukukun genel ilkeleri gereğidir. Dava dosyasında bulunan bilgi ve belgeler ile soruşturma dosyasında yer alan davacıya ait ifadenin birlikte değerlendirilmesinden; … tarihinde yapılan … sınavında davacının kopya çekmeye teşebbüs ettiği sabit ise de; dava konusu disiplin cezasının verilmesine neden olan fiilin işlendiği tarihte davacının herhangi bir disiplin cezasının bulunmaması diğer bir ifade ile davacıya bir ait cezanın uygulanmasına esas alınan suçun dava konusu disiplin cezasına konu fiilin işlendiği tarihten sonra işlenmiş olması nedeniyle davacıya bir alt cezanın uygulanması gerekir iken aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmemiştir.

            3-Dava konusu işlem tesis edilirken davacı daha önce Yükseköğretim Kurumundan bir ay uzaklaştırma cezası aldığı ileri sürülerek Yönetmeliğin ilgili maddesi uyarınca hafifletici sebep dikkate alınmamış ise de, söz konusu disiplin cezasının iptali için mahkememizde açılan davada… sayılı kararla işlemin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının eylemi yapılan soruşturma sonucunda sübuta ermiş ise de; Disiplin Kurulunca öğrencinin daha önce aldığı yükseköğretim kurumundan bir ay uzaklaştırma cezasının mahkemece iptal edildiği göz önünde bulundurulduğunda anılan yönetmeliğin ilgili maddesine göre hafifletici sebep uygulanarak bir alt ceza uygulanması gerekirken, bu husus dikkate alınmadan verilen disiplin cezasında hukuka uyarlık bulunmamaktadır.     

            4-Bu durumda; her ne kadar davacının fiili sabit ise de, Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin ilgili maddesi uyarınca disiplin cezası verilirken, davacının işlediği fiilin ağırlığı, hangi maksat ile hareket ettiği, daha önce disiplin cezası almadığı, nedamet duyup duymadığı hususlarının da göz önünde bulundurulması suretiyle işlem tesis edilmesi gerekirken, aksi yönde tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.  

ŞEREF VE HAYSİYETE SALDIRI HAKKINDA

            1-Bakılan davada, dava konusu disiplin cezasına dayanak teşkil eden soruşturmada sadece şikayetçi olan öğretim görevlileri ile davacının ifadesine başvurulduğu, davacının öğretim görevlilerinin şeref ve haysiyetlerine veya şahıslarına karşı sözlü veya yazılı olarak herhangi bir saldırıda bulunmak veya hareket etmek kapsamında değerlendirilebilecek sözleri söylemiş olduğuna dair sınıfta bulunan diğer öğrencilerin ifadesine başvurulmadığı, bu haliyle disiplin cezasının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde sübut bulduğu ortaya konulamamış olup; eksik soruşturmaya dayalı olarak tesis edilen disiplin cezasına yönelik dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

            2-Bu durumda, söz konusu olayın şikayetçi hoca ile davacı öğrenci arasında meydana geldiği, davacının söz konusu iddiaları kabul etmediği, olayın tek tanığı olan …’nin de, davacının hocaya hakaret ettiğine dair herhangi bir şey duymadığı, davacının hocaya hakaret ettiği veya tehdit ettiğinin başkaca bir delil ile ortaya konulamadığı anlaşıldığından, sübuta ermeyen eylem nedeniyle Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin 9/a maddesi uyarınca davacıya verilen disiplin cezası verilmesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata uygunluk bulunmamaktadır.

EYLEME UYGUN CEZA TESPİTİ HAKKINDA  

            1-Dava dosyasında yer alan soruşturma raporu ve ekli ifadelerin incelenmesinden, davacı ve diğer arkadaşı ile öğretim görevlisi arasında ara sınav notuna itiraz edilmesi ile ilgili tartışma yaşandığı, bu tartışma sırasında davacının öğretim görevlisine öğretmen öğrenci saygı ilişkisini aşacak şekilde davranışta bulunduğu ve bunun sonucu olarak öğretim görevlisinin dersi terk ettiği hususu sabit ise, davacının dersin yapılmasına engel olması veya bu konuda diğer arkadaşlarını yönlendirmesine ilişkin herhangi bir hareketinin olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davacının fiilinin Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmelikte belirtilen öğrencilik vakarına yakışmayan tutum ve davranışta bulunmak kapsamında değerlendirilmesi gerekirken 10-n maddesi kapsamında değerlendirildiği, dolayısıyla isnat edilen fiil ile verilen disiplin cezasının birbiriyle örtüşmediği anlaşıldığından dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

             2-Bakılan davada, davacıya atfedilen eylem ve davranışları işlediği sabit ise de; davacının yükseköğretimde öğretim görevlisi olması sebebiyle 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 53üncü maddesi ile 65 inci maddesinin ( a) fıkrasının ( 9) bendi gereğince düzenlenen Yükseköğretim Kurumlarının Yönetici ve Öğretim Elemanları ile Memur ve Diğer Personeline İlişkin Disiplin Soruşturması Yönetmeliği uyarınca işlem tesis edilmesi gerekirken, yargı yolu kapalı olan 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 125/A-e maddesi uyarınca uyarma cezası ile tecziyesine ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.

GÖSTERİ VE YÜRÜYÜŞLER HAKKINDA 

            1-Uyuşmazlığa konu olayda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile idarece olay gününe ilişkin eklenen fotoğrafların tetkikinden davacının da aralarında bulunduğu grubun herhangi bir şiddet olayına karışmadığı, yapılan yürüyüşün demokratik hak ve özgürlük kapsamında gerçekleştirilmiş bir eylem olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır. Bu durumda; davacının öğrenme ve öğretme hürriyetini, doğrudan doğruya veya dolaylı olarak kısıtlamak; yükseköğretim kurumlarının sükun, huzur ve çalışma düzenini bozucu davranışlarda bulunmak, eyleminden dolayı “ Yüksek Öğretim Kurumu’ndan iki hafta uzaklaştırma” cezası ile tecziyesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

            2-Disiplin işlemlerinin tesisinde disiplin cezasının dayanağının teşkil eden soruşturma raporundaki tespitler önem arz etmektedir. Buna göre disiplin cezasına konu fiilin izinsiz gösteri yapmak kapsamında olup olmadığının hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde ispatlanması gerekmektedir. Uyuşmazlığa konu olayda; birtakım öğrenciler tarafından döviz açarak oturma ve alkışlı protesto eylemi yapıldığı konusu sabit ise de; yapılan soruşturmada bu eylemin öğrenciler tarafından önceden izinsiz olduğunun bilinip bilinmediği, biliniyor ise yapılan eylemin izinsiz bir eylem olduğunun öğrencilere önceden duyurulup duyurulmadığının araştırılmadığı anlaşıldığından; izinsiz toplantıya katıldığından bahisle davacı hakkında tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

            3-Uyuşmazlığa konu olayda; dava dosyasındaki bilgi ve belgeler ile idarece olay gününe ilişkin eklenen fotoğrafların tetkikinden davacının da aralarında bulunduğu grubun herhangi bir şiddet olayına karışmadığı, yürüyüşün ders saatleri dışında öğle arası başlayarak bitirildiği, yapılan yürüyüşün demokratik hak ve özgürlük kapsamında gerçekleştirilmiş bir eylem olduğu sonuç ve kanaatine varılmış olup, davacının dava konusu eyleminden dolayı disiplin cezasıyla tecziyesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.

            4-Sloganlar atıldığı ve öğrenciler ile güvenlik görevlileri arasında arbede yaşandığı sabit ise de; soruşturma konusu olaya ilişkin olarak davacının güvenlik görevlilerine karşı şiddet uyguladığı hususunda teknik imkanlardan yararlanılarak ve görgü tanıklarının ifadelerine yer verilerek iddia edilen disiplin suçunun açık ve net olarak somut olaylar ile tereddütte yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerekir iken sadece güvenlik görevlilerince hazırlanmış rapor ile davacı öğrencinin ifadesine başvurulmak suretiyle dava konusu disiplin cezasının verildiği anlaşıldığından; davacı hakkında eksik soruşturmaya dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Davalı idarece savunma dilekçesi ekinde, olaylara ilişkin olarak aralarında davacının da bulunduğu fotoğraflar ibraz edilmiş ise de; bu fotoğrafların incelenmesinden davacının kalabalık bir grubun arasında bulunduğu anlaşılmakta olup; ancak güvenlik görevlilerine karşı şiddet uyguladığı hususunda herhangi bir görüntü bulunmamaktadır.

            5-Uyuşmazlığa konu olayda; davacının özel güvenlik görevlilerince düzenlenen tutanakta isminin geçmesi ve fotoğrafta basın açıklaması yapan öğrenciler arasında bulunması nedeniyle cezalandırılması yoluna gidilmiş ise de, söz konusu Yönetmelik maddesinde ifade edilen fiillerin doğrudan davacı tarafından işlendiğine dair davalı idarece somut tespit yapılmadan sırf davacının basın açıklamasını dinlemesinin ve basın açıklaması yapan grubun arasında bulunmasının bu madde kapsamında yorumlanmak suretiyle cezalandırılması yoluna gidildiği görülmektedir. Öte yandan gerek davacının soruşturma aşamasında alınan savunmasında, gerekse dava dilekçesinde anılan basın açıklamasını dinlediğini beyan ettiği açıktır. Bu durumda, davacının üzerine atılı bulunan suçlamanın anılan madde hükmü kapsamında kaldığının kabulüne olanak bulunmadığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmamaktadır.

SORUŞTURMACININ DİSİPLİN KURULUNA KATILMAMASI GEREKTİĞİ HK.

            Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulunun 23.10.1992 gün ve 164 sayılı kararında da belirtildiği üzere; disiplin kurulu kararlarının sağlıklı, objektif olması, kararı veren kurul üyelerinin olayı objektif değerlendirmeleriyle mümkün olmakta; bu itibarla disiplin soruşturmasıyla görevlendirilen kişinin, delilleri toplayıp, ilgilinin savunmasını alıp, kendi kanaatini de belirtir şekilde hazırladığı soruşturma raporunu, disiplin kuruluna intikal ettirdikten sonra, kurula katılarak oy kullanması disiplin hukukunda kabul edilmemektedir. Uyuşmazlığa konu olayda; davacı hakkında disiplin soruşturmasını yürüten komisyon üyelerinin bir tanesinin davacı hakkında daha önceden görüş bildirmiş olmasına rağmen ayrıca disiplin kuruluna katılarak oy kullandığı açık olduğundan; dava konusu disiplin işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

AFİŞ ASMA HAKKINDA

           18.08.2012 R.G.28388 sayılı Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinin md.5 (kınama cezasını gerektiren disiplin suçları arasında; c) (Değişiklik R.G. 7/11/2013-28814) Yükseköğretim kurumu içinde izinsiz olarak bildiri dağıtmak,afiş ve pankart asmak suçu düzenlenmişse de;

                       Danıştay 8.D.nin 30.04.2014 tarihli ve 2013/11920 E sayılı kararıyla bu değişikliklerin yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmiş,daha sonra  Danıştay İdari  Dava Daireleri Kurulunun 03.11.2014 tarihli ve Y.D. İtiraz No :2014/843 sayılı kararıyla bu karara karşı yapılan itiraz red edilmiştir.

                           Anılan Danıştay kararlarına ayrıca soruşturmalar başlığı altındaki linklerden erişebilir.

SORUŞTURMA RAPORU VE RAPORTÖR HAKKINDA

                  Disiplin suçuna konu fiillerin işlenmesi halinde ilgilinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmesi için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin hiçbir şüpheye yer bırakmayacak şekilde sübut bulup bulmadığının bir muhakkik tayin edilerek usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında ilgili lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanarak soruşturma raporuna bağlandıktan sonra disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylem nedeniyle Yönetmeliğin ilgili maddesinde belirtilen alt cezaya ilişkin kurallarda gözetilmek suretiyle eylemine uygun olan disiplin cezası ile cezalandırılması gerektiği, disiplin hukukunun bilinen ilkelerindendir.

             Olayda, dava konusu disiplin cezasına dayanak teşkil eden soruşturma raporu ve eklerinin incelenmesinden; soruşturmacı tarafından ilk olarak düzenlenen raporun Yüksekokul Müdürlüğüne sunulduğu, soruşturma raporunun raportör tarafından incelendiği ve raporda bir takım eksiklikler tespit edildiği, eksikliklerin düzeltilmesi amacıyla raporun yeniden soruşturmacıya iade edildiği, soruşturmacı tarafından raporun şekli ve düzenlenmesi gibi hususların yanı sıra şikayet dilekçeleri ve ifade tutanaklarının sayısı ve tarihi aynı olmakla birlikte içeriğinde değişiklikler yapılarak yeniden düzenlendiği, (örneğin şüpheli ifade tutanağında yemin metninin yer aldığı, tanıklara ilişkin ifade tutanaklarının usule uygun olmadığı, şikayet dilekçesinin usule uygun olmadığı, şikayet dilekçesinin usule uygun olmadığı, savunma hakkı için yeterli süre verilmediği hususlarında, ifade tutanakları ve şikayet dilekçelerinin aynı tarihli düzenlenen ifade tutanağı ve şikayet dilekçeleri ile değiştirilerek yeniden düzenlediği) yapılan düzeltmelerden sonra raporun teslim edildiği ve bunun sonucunda da dava konusu disiplin işleminin tesis edildiği anlaşılmaktadır.

                    Disiplin raporunda bir takım eksikliklerin disiplin cezasını vermeye yetkili makamlar tarafından tespit edilmesi halinde bu hususların düzeltilebileceği açık ise de bu eksikliklerin raporun yazımı, şekli, düzenlenmesi, bir takım delillerin eksikliğinin giderilmesi gibi hususlarla sınırlı olduğu; yoksa raporun eki niteliğinde bulunan şikayet dilekçesi ve ifade tutanaklarının değiştirilmesi mümkün olmayıp ancak bu hususlardaki eksikliklerin yeniden ifade alma yoluyla giderilmesi mümkün bulunmaktadır.

               Bu durumda disiplin cezasına dayanak olan soruşturmadaki düzeltmelerin usule uygun olarak yapılmadığı anlaşıldığından; usule uygun olmayan soruşturma raporuna dayanılarak tesis edilen dava konusu disiplin işleminde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

BAŞKASININ YERİNE SINAVA GİRME HAKKINDA

                    Olayda, davacı, kendi dersi olmadığı halde… dersi sınavına kendini denemek için girdiğini, başkasının yerine sınava girmek gibi niyetinin olmadığını, sınav gözetmenlerinden izin almayarak hata yaptığını, kimlik kontrolü sırasında heyecanlanarak paniklediğinden hemen sınavdan çıktığını verdiği ifadeden anlaşılmakta olup, yapılan soruşturmalarda davacının başkasının yerine sınava girdiği hususunun netlik kazanmadığı, sınava yerine girdiği iddia edilen kişinin açık olarak belirtilmediği, soruşturmanın eksik yapıldığı, dava konusu suçun somut olarak ortaya konulmadığı kanaatine varılmıştır. Bu durumda davacının Yükseköğretim kurumundan bir yarıyıl okuldan uzaklaştırma cezasıyla tecziyesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

LEHE KURALIN UYGULANMASI HAKKINDA

                  Disiplin hukukunun, ceza hukukunun bir şubesi niteliğinde olduğu, ceza hukukunda cari lehe olan mevzuatın uygulanması gerektiğine ilişkin kuralın disiplin hukukunda da uygulanacağı idari yargının bilinen ilkelerindendir.   Olayda, davacıya verilen disiplin cezası, soruşturmanın yapıldığı ve ceza işleminin tesis edildiği sırada yürürlükte bulunan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliği uyarınca verilmiş ve bu Yönetmeliğe göre başkasını yerine sınava sokmak fiili yükseköğretim kurumundan uzaklaştırma cezasını gerektirmekte iken alt ceza uygulanmak suretiyle 2 yarıyıl uzaklaştırma cezası verilmiş ise de; işlem tarihinden sonra yürürlüğe giren ve halen yürürlükte bulunan Yükseköğretim Kurumları Öğrenci Disiplin Yönetmeliğinde aynı fiilin, iki yarıyıl uzaklaştırma cezasını gerektirdiği ve alt cezasının ise bir yarıyıl uzaklaştırma cezası olduğu dikkate alındığında, disiplin hukuku gereği lehe olan mevzuat hükümlerinin davacı hakkında uygulanması gerekmektedir. Bu durumda; yapılan mevzuat değişikliği uyarınca, ceza hukukuna şamil olan lehe düzenlemelerin davacı hakkında uygulanması gerektiği kanaatiyle dava konusu ceza işleminde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.