PSİKOLOJİ BÖLÜMÜ
ANASAYFA
YÖNETİM
ETKİNLİKLER
BELGELER
İLETİŞİM
FAIL (the browser should render some flash content, not this).

      Düşünme ve merak etme gibi temel özellikleri bulunan insanın, tarihin ilk dönemlerinden beri en çok araştırdığı konulardan biri de kendisi olmuştur. İnsan nasıl gördüğünü, işittiğini, tat aldığını açıklamak isteğinin yanı sıra nasıl ve neden rüya gördüğünü de öğrenmeyi arzulamıştır. Bu insanın kendisinden başlayarak varlığı anlama ve anlamlandırma çabasının yine kendisine ve çevresine sorduğu sorularla örülmüş bilgi çerçevesini ortaya çıkarmıştır. Bilme kaygısında, her zaman kendini merkeze almak durumunda olan insan, kendini bildiğinde varoluşun sırrını kavrayacağına inanmıştır denilebilir. Yunus Emre insanın bilme macerasının bu özünü, “İlim ilim bilmektir/ İlim kendin bilmektir/ Sen kendin bilmezsen/ Daha nice okumaktır” dörtlüğünde özetlemektedir. Sonuç olarak çağlar içinde insanın kendisini nasıl bileceği önemli bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Bu sürecin en önemli yanlarından biri, insanın bazı düşünüş ve inanç sistemlerinde ontolojik, bazılarında ise epistemik bir ikiliğe tabi tutulmasıdır. Bu ikilik, insanın beden ve ruhtan oluştuğu düşünce ve/veya inancından hareket etmektedir.

      Antropologlara göre insan rüya görmesi sayesinde fiziksel varlığının ötesinde bir varlığının olduğunu düşünmeye başlamıştır. Bu durum yine Yunus Emre’den bir örnekle ortaya konulabilir: O, “Bir ben vardır bende benden içeri” mısraıyla, insanın görünen fiziksel boyutunun ötesinde metafizik katmanlarının olduğunu ifade etmiştir. İnsan, biyolojik ve fizyolojik bilimlerin gelişmesi ile insan organizmasının yapısını ve işleyişini açıklamıştır. Ancak bu bilgiler insanın neden ağladığını, güldüğünü, korktuğunu, kıskandığını, nasıl öğrendiğini vb. açıklamakta yetersiz kalmıştır. Bu tür sorulara aranan cevaplar, tarih içerisinde diğer insan bilimleriyle birlikte psikolojinin ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.

      Psikoloji, ruh anlamına gelen “psyche” ve bilgi anlamına gelen “logos” sözcüklerinden meydana gelmiştir. Buna göre psikoloji, ruh bilgisi anlamına gelir. İlk Çağda Aristoteles (M.Ö. 384-322) tarafından bu manada kullanılmıştır. Ancak onun kullanımı daha geniş boyuttadır ve sadece insanın değil bütün varlığın özüne dair bir düşünceyi içermektedir. Zira ona göre temel davranışı hareket olan eşyanın değişmeyen, daima statik kalan özü “psyche”dir. Eğer bu değişmeyen öz kavranırsa varlığın hakikati de kavranır. Dolayısıyla insanın hakikati de diğer bütün varlıklarda olduğu gibi ruhundadır.

      Rene Descartes XVII. yüzyılda varoluşu, varlığının farkındalığına indirgeyerek insan zihnini, dolayısıyla insan beynini ve bunun zorunlu sonucu olarak insanı evrenin merkezine yerleştirince, hayat ve hakikat düşüncenin bir edimi haline gelmeye başlamıştır. Bunun sonucu olarak insan davranışlarının merkezi olan beyin her yünü ile inceleme alanı haline gelmiştir. Zamanla metafizik olanın bilimden dışlanması ile psikoloji ruhu değil ama beynin çalışmasının sonucu olan davranışları ve bunun kaynağını inceleyen bir bilim dalı olarak ortaya çıkmıştır.

      O halde psikolojinin konusu temelde insanın düşünmesi, öğrenmesi, algılaması vb. etkinlikleridir. Bireyi bu tür etkinlikleri ile ele alıp inceleyen psikoloji, insan davranışlarını tanımlayarak anlamaya gayret ederek neden ve nasıl oluşup ortaya çıktıklarını açıklamaya çalışır. Bununla da kalmayarak bahsedilen çalışmalarından insana dair genel ilkelere ulaşmaya çalışır. Ayrıca psikoloji yine insanı anlayabilmek için hayvan davranışlarını da inceler. Bütün bu çalışmaların amacı insanı daha iyi anlamak ve ona yararlı olacak bilgilere ulaşmaktır. Yani psikoloji, insan ve hayvan davranışlarının gözlenebilir ve ölçülebilir olanları ile zihinsel süreçleri inceleyen pozitif bir bilim dalıdır. Sonuç olarak psikoloji bilimin genel amaçlarına paralel bir şekilde insan davranışlarını tanımlama, anlama, açıklama, önceden kestirebilme, etkileme, kontrol altına alma vb. amaçları gaye edinen bir bilim dalıdır.

DUYURULAR
Duyuru bulunamadı.
Ziyaretçi sayacı
Bugün : 2
Toplam : 1967

Adres :KTÜ Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü 61080-Trabzon
Telefon :0462 377 36 05
Fax: 0462 325 55 72
Mail :sanattarihi@ktu.edu.tr